etiket bulutu
android
apple
arch linux
arkadaşlar
asal
askerlik
atatürk
açık kaynak
bilişim
debian
django
eğitim
f klavye
facebook
firefox
gezegen
girilesi siteler
girişim
git
google
gündem
hayat
hp
huawei
internet
istanbul
izmir
java
kayak
komik
leopard
linux
mac os x
macbook
macbook pro
pardus
parkyeri
php
pilli network
polis
politika
programlama
projeler
put.io
python
raptiye
raptiye.org
siyaset
snowboard
teknoloji
tsk
twitter
türkiye
türkçe
wordpress
zeitin
özgür yazılım
ışık üniversitesi
bağlantılar
iletişim
Hayat öyle hızlı ve yoğun akıyor ki geriye dönüp baktığımda bir çok detayı nasıl da unuttuğuma ya da ne kadar hızlı geçiverdiğine şaşırıyorum her defasında. Fırsatları, şanslarımı nasıl değerlendirdiğimi; hayatımı kendi ellerimle yönetip yönetemediğimi, elimde olanı ve olmayanı daha iyi görebiliyorum aynı zamanda.İki senedir işimi bana sevdiren, bana çok şeyler öğreten bir firmada çalışıyorum. Beraber çalışmayı sevdiğim bu ortamda seçmeyi, bir iş yerinin hangi şartlara sahip olması gerektiğini, olaylar karşısında nasıl davranılması gerektiğini öğrendim; öğrenmeye de devam ediyorum. Hayatımda ilk kez eğitmenlik/danışmanlık görevini yürüttüğüm bu dönemde çoğu zaman kendimi kontrol etmeyi ve dizginlemeyi de öğreniyorum. Ekibimdeki arkadaşlarımın üzerine fazla varsam da onların beni anlayabildiklerini bilmek güzel. Bu hırs ve iş bağımlılığı başıma daha neler açacak, bilemiyorum.
Ağustos ayında askere gideceğimi sanıyorum. Nedense bir türlü kesin gittiğime kendimi inandıramıyorum. Her şey birer şaka gibi geliyor hala.. Okuduğum metinler Türkçe olsa da, anlamakta güçlük çekiyorum. Sorun bende mi, yazanda mı ...
raptiye'de bir süredir sessizlik var. Yazmak ve bir şeyler anlatmak konusunda içimde o gücü ve motivasyonu bulamasam da; daha büyük bir neden olarak vidiluck'ın gelişini gösterebilirim.
zeitin olarak bir süre önce proje takımlarına bölünme kararı aldık ve yaklaşık üç hafta önce bu maraton başladı. vidiluck'ın fikir olarak olgunlaşması, geliştirilmeye başlanıp ilk alfa sürümünün yayınlanması toplamda bu kadar zamanımı aldı. Bu süre zarfında yalnızca sitenin tasarımı ya da koduyla değil; aynı zamanda stajyerlerimin eğitimi ve sıkıntılarıyla birlikte başetmek için de çok çaba sarfettim. 26 Haziran 2009, Cuma günü ekip arkadaşlarımla birlikte üç haftalık çabamızın meyvesi olan vidiluck alfa'yı yayına soktuk. Bu arada doğal olarak ne raptiye'yle, ne de twity'le ilgilenebildim. Normalde günlük olarak Google Reader'da sayısız günlük vs. okurken, 500-600 okunmamış yazıya ulaşıverdim bir anda.
vidiluck, kısaca, sosyal görüntülü iletişim aracı diye özetlenebilir. Şu an için siteye girdiğinizde sizi rastgele biriyle görüntülü olarak konuşturabiliyor ...
17-18 Nisan tarihleri arasında Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü'nde gerçekleştirilen 8. Özgür Yazılım ve Linux Şenliği'ne hem Arch Linux Türkiye ekibinin bir bireyi olarak, hem de zeitin ekibi'nin bir geliştiricisi olarak katıldım. İtiraf etmek gerekirse zeitin'e ayırdığımdan çok daha fazlasını Arch Linux Türkiye için ayırdım bu şenlikte.. (önümüzdeki sene de tersi olur belki) Yine de benim için; hem Arch Linux Türkiye Topluluğu, hem de zeitin açısından düşündüğümüzde son derece verimli geçti şenlik. Bu arada seminer ve stand talebini LKD yönetimine çok geç iletmemize rağmen hemen her konuda bize yardımcı olan Doruk FİŞEK, Enver ALTIN ve Bilgi Üniversitesi'ndeki görevli arkadaşlara teşekkür ediyorum.
16 Nisan Perşembe günü, öğlen vakitlerinde Samed BEYRİBEY ve Özgür KURU Taksim'deki ofisimize geldiler. Sebil için kullanacağımız yansı ve Işık Üniversitesi Arch Linux yansısı senkronize olmaya başlarken biz İstiklal Caddesi'ndeki kırtasiye ve ozalitçi dükkanlar arasında fink atıyorduk.
Epey sıra bekledikten sonra yukarıdaki resimde ...
16 Nisan Perşembe günü, öğlen vakitlerinde Samed BEYRİBEY ve Özgür KURU Taksim'deki ofisimize geldiler. Sebil için kullanacağımız yansı ve Işık Üniversitesi Arch Linux yansısı senkronize olmaya başlarken biz İstiklal Caddesi'ndeki kırtasiye ve ozalitçi dükkanlar arasında fink atıyorduk.
Epey sıra bekledikten sonra yukarıdaki resimde ...



