etiket bulutu
android
apple
arch linux
arkadaşlar
asal
askerlik
atatürk
açık kaynak
bilişim
debian
django
eğitim
f klavye
facebook
firefox
gezegen
girilesi siteler
girişim
git
google
gündem
hayat
hp
huawei
internet
istanbul
izmir
java
kayak
komik
leopard
linux
mac os x
macbook
macbook pro
pardus
parkyeri
php
pilli network
polis
politika
programlama
projeler
put.io
python
raptiye
raptiye.org
siyaset
snowboard
teknoloji
tsk
twitter
türkiye
türkçe
wordpress
zeitin
özgür yazılım
ışık üniversitesi
bağlantılar
iletişim
Bazı günlük yazarlarının çeşitli firmalardan hediyeler, ziyaret/sunum/şirket gezisi davetleri vb. aldıklarını biliyorum. Aklıma gelenler arasında Gillette'in yaptığı Fenomen'li bir şeyler, Microsoft'un yaptığı ürün tanıtımları ve şirket gezisi davetiyeleri geliyor örneğin... Elbette özellikle Türkiye'deki firmaların günlüklerin oluşturduğu iletişim ağını farkedip oradaki kitleyi etkileyecek bir şeyler yapmaları güzel... Ama bunu paralı asker yetiştirir gibi yapmalarını da hatalı buluyorum. Özellikle günlük sahiplerinin güdümlü yazılar yazmaları beni endişelendiriyor.Örneğin webrazzi'nin (Arda KUTSAL) teknoloji sitesi olan teknorazzi'nin buna iyi bir örnek olduğunu düşünmeye başladım. Son yazılan iki yazının ısmarlama olduğunu düşünüyorum şahsen.. Internet Explorer 8 ile ilgili her yerde yayınlanmış inceleme yazıları varken örneğin teknorazzi'de Pandora'yla ilgili bir yazı görmeyi tercih ederdim ben. Bana bunu düşündüren bir diğer sebep de, webrazzi'nin de içinde bulunduğu bir sürü günlüğün belli bir çevreyle yakın temasta olması ve dolayısıyla o çevrenin içinde bulunduğu ortam değişkenlerine göre yazı yazılması ...
Halid sağolsun, bana (üstelik izin alarak!) böyle bir mim gönderdi. Türkçe'de "blog" diye bir kelime olmadığından günlük kelimesini kullanmaya inatla devam ediyorum. Aşağıda aynı zamanda "raptiye neden var?" sorusuna da cevap olan cevaplarımı bulabilirsiniz:- raptiye'yi açtığım dönemde Türkçe içerik sıkıntısının olması ve bir çok konuda resimli ve herkesin anlayabileceği şekilde belgelerin olmayışı; benim de bu açığı kapatmak için bir takım belgeleri ve bilgileri paylaşmak istemem,
- internet ortamında beni temsil eden, yaptıklarımı ve yapabileceklerimi gösterebildiğim bir nevi vitrinimin olması ve daha da önemlisi internet üzerinde varlığımın olması,
- paylaşacak bir sürü şeyimin olması,
- benim yaşadığım dertleri başkasının yaşamaması için güzel bir kaynak olabileceği düşüncesi,
- herkesin merak ettiği bir kişisel konu varsa toplu cevap vermek için biçilmiş kaftan olarak burayı görmem,
- yazılı şekilde kendimi konuşmaya oranla daha iyi ifade edebilmem,
- gezegenler, twitter gibi yollarla çok farklı kültürlerden ya da topluluklardan insanlarla etkileşime girebiliyor olmam,
- şikayetçi olduğum bir kurumu ifşa ederek insanların ...
Bir süre önce İngiltere'den Macbook Pro (5. nesil) satın aldım. Yeni bilgisayarda en çekindiğim noktalardan biri klavye düzeni ve kasanın yeni yapısından dolayı değiştirilmesinin zor oluşuydu. Zira kolay olsa Türkiye'ye geldiğinde F Klavye taktırmayı da planlamıyor değilim. Daha önceki bilgisayarımı da Amerika'dan satın almıştım ve Amerikan Q klavyeyle yaşadığım çift tırnak probleminden raptiye'de bahsetmiştim.Özellikle kod yazıyor ve Türkçe Q klavye kullanma konusunu prensip haline getirmişseniz çift tırnak sorunsalı baya başınızı ağrıtıyor. Kullanabildiğiniz her yerde mümkün olduğunca tek tırnak kullanmak zorunda kalıyor; son çare olarak da geçici olarak Amerikan Q'ya dönüp çift tırnak yapmak durumunda kalıyordunuz.
Etrafımdaki arkadaşlarımdan gördüğüm kadarıyla büyük bir çoğunluğu Türkçe klavye kullanmayı kafalarına takmıyor; büyük çoğunluğu kasten Amerikan Q klavye alıyor ve tuş düzenini de o şekilde kullanıyor. Bir genelleme yapacak olursak; Türk Apple kullanıcılarının büyük bir çoğunluğunun aynı şekilde kullandığını tahmin ediyorum; dolayısıyla çift tırnak sorunuyla ilgili kaynak sıkıntısı da ...



