Terakki yıllarında okuldan Uludağ ya da Kartalkaya'ya doğru yola çıkmaya hazırlanan otobüsleri kıskanır gidemediğim ve göndermedikleri için aileme kızardım. Seneler sonra annemin beni destekleyip bizzat göndereceğini, üstüne de kendime ait bir snowboard'um olmasını sağladığı için şaşırıyor ve minnettar oluyorum. Sabretmek lazımmış bir şeyler için gerçekten de..
Snowboard ile tanışmam geçen sene oldu aslında.. Geçen sene kiralık bir board kullanırken bir sürü sorun yaşadım. (kelepçelerim kırıldı, eksik vidalar yüzünden ayaklarım oynuyordu vs) Bunları anneme anlatınca sezon sonunda kendime ait bir snowboard'um olmuştu. Sezon sonu olduğu için kullanabilmek için bir sene kadar beklemek zorunda kalmıştım. Beklemem Aralık 2007'de sona ermişti ve Parkyeri'ndeki çalışma arkadaşlarımla birlikte arabalarla günübirlik Uludağ'a gitmiştik. O günden sonra içimde öyle bir istek (ya da aşk mı desek?) başladı ki aklım fikrim bir ...
Yazının devamını okumak için tıklayın..


kasım 2008

etiket bulutu
yeni yorumlar
destekliyorum!







arkadaşlar
girilesiceler
twitter
iletişim







üyelik girişi


Neden böyle bilmiyorum sanırım eskisi kadar yazmaya istekli değilim ya da yazacak bir şey bulamıyorum diyelim. Aslında Türkiye'deki gelişmelerle ilgili bir şeyler yazmak istiyorum ama ben düşüncelerimi söylesem de bir şeyler değişmiyor; değişmeyecek de... Bıktım açıkcası... Bu ülkede birbirinin kuyusunu kazmaya bu kadar meraklı insan oldukça, hala çağdışı düşüncelere sahip dinci kişilikler oldukça biz daha çok Fazıl Say'lar kaybederiz. Fazıl Say, düşündüğü şeylerde yalnız değil. Ben ve bir çok arkadaşım da aynı yol ayrımından sayısız kez geçiyoruz; bu gidişle geçmeye de devam edeceğiz. Neyse konu bu değildi zaten....



