etiket bulutu
android
apple
arch linux
arkadaşlar
asal
askerlik
atatürk
açık kaynak
bilişim
debian
django
eğitim
f klavye
facebook
firefox
gezegen
girilesi siteler
girişim
git
google
gündem
hayat
hp
huawei
internet
istanbul
izmir
java
kayak
komik
leopard
linux
mac os x
macbook
macbook pro
pardus
parkyeri
php
pilli network
polis
politika
programlama
projeler
put.io
python
raptiye
raptiye.org
siyaset
snowboard
teknoloji
tsk
twitter
türkiye
türkçe
wordpress
zeitin
özgür yazılım
ışık üniversitesi
bağlantılar
iletişim
Son günlerde yaşadığımız garip sansürler ve yasaklar bana Sinan Çetin'in yıllar önce hazırladığı kısa filmi hatırlattı. Gireceğimiz sitelerin, izleyecek ve dinleyeceklerimizin, konuşacaklarımızın, okuyacaklarımızın, kullanabileceğimiz alan adlarında kullanacağımız kelimelerin, içeceklerimizin devlet tarafından belirlendiği bir dönemden geçiyoruz. 80-90'larda oynanmış Devekuşu Kabare bölümlerini izlediğinizde de neredeyse hiç bir şeyin değişmediğini görmek mümkün. Aşağıda izleyebileceğiniz kısa filmin sonundaki cümleyle bitiriyorum yazımı:
İnsanların müziğine, kültürüne, yaşam tarzına yasaklar koyan siyasi otorite, hayatın karşısında daima tuhaf duruma düşmüştür.
Bildiğimiz gibi ülkemiz çok garip günler geçiriyor. Siyasi yönünü bir kenara bırakıp bizi ilgilendiren tarafına bakacak olursak tahminen hepimizin en büyük sıkıntısı sansür.. engelliweb.com 'da belirtildiğine göre 2 Ekim 2008 tarihi itibarıyla 1112 site engellenmiş. Bu sayı artmaya da devam ediyor. Günlük yaşamının önemli parçası bilgisayar olan kullanıcılar zaten ordan burdan çeşitli çözümlerle sitelere girebiliyorlar. Oysa bu kitle Türkiye'nin çok ama çok küçük bir kitlesini teşkil ediyor.Bugün sansüre karşı en çok uygulanan 2 yöntem var:
- DNS adreslerini değiştirmek
- Tünel sitelerinden birini kullanarak bazı sitelere ulaşmak..



