etiket bulutu
android
apple
arch linux
arkadaşlar
asal
askerlik
atatürk
açık kaynak
bilişim
debian
django
eğitim
f klavye
facebook
firefox
gezegen
girilesi siteler
girişim
git
google
gündem
hayat
hp
huawei
internet
istanbul
izmir
java
kayak
komik
leopard
linux
mac os x
macbook
macbook pro
pardus
parkyeri
php
pilli network
polis
politika
programlama
projeler
put.io
python
raptiye
raptiye.org
siyaset
snowboard
teknoloji
tsk
twitter
türkiye
türkçe
wordpress
zeitin
özgür yazılım
ışık üniversitesi
bağlantılar
iletişim
10-11 gün sonra raptiye'ye yazı girebilecek vakti bulabileceğimi sanmıyordum ama işte buradayım. Elbette çok fazla şey yazacak değilim ama fırsat bulursam da bir şeyler yazmaya çalışacağım.12 Ağustos Çarşamba günü saat 13:30 sularında İzmir'deki Adnan Menderes Havalimanı'ndaydım. İner inmez meraktaki ailemi arayayım derken farkında olmadan şehir merkezine giden otobüsleri kaçırmışım.
Saatte bir kalktıklarından 14:00'e kadar Gaziemir'deki Ulaştırma kampına gidecek bir başka arkadaşla (ismini hatırlayamadım) otübüsü beklerken muhabbet etmeye başladık. O gün Konak'taki Pasaport Liman'da Ozan MORA ile yemek yiyip (kumru!) beni Narlıdere'ye götürecek otobüse binmiştim. Nizamiye kapısının önüne geldiğimde önümüzdeki 28 günü bu bol ağaçlı güzel yerde geçirecek olmanın heyecanı ve neyle karşılaşacağımı bilmemenin endişesi vardı içimde.. Tabii ilk güne mahsus olmak üzere işlemlerimin sabah 06:00'ya kadar süreceğini bilmiyordum.
İzmir'de söylendiği gibi hava çok sıcak. 30-35'C arasında değişen sıcaklıklarda boğazlı kazak, kar pantalonu ve bot giymenize ...



