Hayat ile etiketlenmiş yazılar (81) görüntüleniyor..
ALES Sınavı

yaziBu yazıyı dün akşam yazacaktım ama üşendiğim için bugüne kaldı. Dün 2. kez ALES sınavına girdim. Şirketten dendiz'le birlikte beraber Bilişim Yönetimi vb. bir bölümde yüksek lisans yapmak istiyoruz. Daha önce raptiye'de yazdım mı bilmiyorum ama başvurma süreci biraz sancılı olmuştu. Ben giriş belgesinden ümidi kesmeye başladığım anlarda geçtiğimiz Pazartesi günü belgem geldi. Aynı gün twitter sağolsun; bir çok arkadaşıma da geldiğini öğrendim.



Cumartesi günü evde Google Maps'ten gideceğim okulun yolunu belleyip sınav günü gideceğim yollara karar vermek üzere keşfe çıktım. Bana bir hayli yakın ve çok rahat ulaşımı olan bir okuldu.



Pazar sabahı kalkıp hayatımda ilk kez tek başıma sınav merkezine gittim. Eskiden olsa babam ya da annemle birlikte babam kombinasyonu ile sınav merkezine dualar eşliğinde giderdim. Eh, artık büyüdüm galiba.. Bir gün önce inanılmaz park fırsatları sunan ...

Yazının devamını okumak için tıklayın..

Seni Çok Özleyeceğim..

Mahir KANATKendimi bildim bileli hem gülümser, tatlı yüz ifadesiyle herkese kendini sevdirirdi o.. Çocukluk yıllarımda onla ilgili hatırladığım şeyler genellikle onu Arabistan dönüşü havaalanında karşıladığımız anlardı. Temelli geliyordu ve onu artık hep görebilecektim.



Türkiye'deki hatırlayabildiğim ilk arabasını birlikte almıştık. Şimdi ben ya da babam kullanıyoruz onu.. Sünnetimde aldığı bisikletle yaptığım kazanın izlerini taşıyorum göğsümde.. Ömrümün sonuna kadar geçmeyecek o izler..



Her evinize gelişimde "hoooooo" diye bağırıp gülümsemen, Mesut'a öğrettiğin "şşşt ştttt kızlar" gibi nameler, "ehlen sehlen" gibi beni hep güldüren Arapça kelimeler.. Mesut ayağını ısırdığında attığın tekme... Yazlıkta boğulurken son anda kurtarılman..... Erenköy'de sana çok istedin diye aldığımız bilgisayarın karşısına geçip ilk internet'e bağlanışın.... Sen içerdeyken bilgisayarın başına geçtiğimde ne yapıyorum diye merak edip bir yandan tv izleyip diğer yandan beni dikizlemen.. Sana taktığım "çapkın ...

Yazının devamını okumak için tıklayın..

Sezonu Bulgaristan ile Açıyoruz..

Terakki yıllarında okuldan Uludağ ya da Kartalkaya'ya doğru yola çıkmaya hazırlanan otobüsleri kıskanır gidemediğim ve göndermedikleri için aileme kızardım. Seneler sonra annemin beni destekleyip bizzat göndereceğini, üstüne de kendime ait bir snowboard'um olmasını sağladığı için şaşırıyor ve minnettar oluyorum. Sabretmek lazımmış bir şeyler için gerçekten de..



Snowboard ile tanışmam geçen sene oldu aslında.. Geçen sene kiralık bir board kullanırken bir sürü sorun yaşadım. (kelepçelerim kırıldı, eksik vidalar yüzünden ayaklarım oynuyordu vs) Bunları anneme anlatınca sezon sonunda kendime ait bir snowboard'um olmuştu. Sezon sonu olduğu için kullanabilmek için bir sene kadar beklemek zorunda kalmıştım. Beklemem Aralık 2007'de sona ermişti ve Parkyeri'ndeki çalışma arkadaşlarımla birlikte arabalarla günübirlik Uludağ'a gitmiştik. O günden sonra içimde öyle bir istek (ya da aşk mı desek?) başladı ki aklım fikrim bir ...

Yazının devamını okumak için tıklayın..

Ya Yaparsak....

devrimBugün Merve'yle birlikte Devrim Arabaları adlı filme gittik. Filmin konusunu az çok bilsem de oldukça etkilendiğimi, üzüldüğümü söylemeliyim. Bu haftaki filmler arasında Üç Maymun, Aşk Tutulması, Mustafa ve Devrim Arabaları oldukça ilgi çekici ve güzel filmler. Mustafa filmine yarın gideceğim. Aşk Tutulması'nın fragmanı ve Beyaz Show'daki tanıtımı çok hoşuma gittiği için izlemeyi düşünüyorum. Fakat bugün Devrim Arabaları'nı tercih ettik. Son zamanlarda yaş icabıyla mı bilemiyorum ama memleket meselelerine pek meraklı olmaya başladım. Klasiktir ya; "ne olacak bu memleketin hali?" demeden edemiyorum.



Bu ülkede çok şeyin yanlış gittiğini, yozlaştığını her gün görüyor ve yaşıyoruz. Hepimiz Türk'lüğümüzle övünür ama iş başarıya gelince de bir eziklik, bir aşağılık kompleksine kapılırız. "Bu kesin Türk'tür" gibi cümleleri eminim az kurmamışsınızdır. Film, Türk halkındaki aşağılık ...

Yazının devamını okumak için tıklayın..

Bit(e)meyen Askerlik Şubesi Çilesi

Savunma Bakanlığı LogosuBu yazıyı canımı sıkan bir şey olduğundan ve Askerlik Şubeleri'ndeki saçmalıkların bir gün son bulacağı umuduyla uzunca bir süredir yazmak istiyordum. Kısmet bugüneymiş.. Bu yazıda askerlik şubesinde bizzat gördüğüm şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Eminim; askerliğini yapacak kişilerin de merak ettiği şeyler olacaktır.



Işık Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'nden 07.07.07 tarihinde mezun oldum. Bir ay sonra Parkyeri'nde çalışabilmek için askerlikle ilişiğimin olmadığına dair belge almam gerektiği ve Ataköy'de oturduğum için bana en yakın şube olan Bakırköy Askerlik Şubesi'ne gittim. Hiç alakam olmadığı için bilmeden muayene günlerini kaçırmışım; bu yüzden çok az sıra vardı. Bu, önemli bir ayrıntı.. Bir süre bekledikten ve eksik belgelerimi tamamladıktan sonra bir sürü imza ve damga atıldı elimdeki kağıtlara ve muayene olmak için Büyükçekmece'deki askerlik şubesine gidebileceğim söylendi ...

Yazının devamını okumak için tıklayın..