Gündem ile etiketlenmiş yazılar (52) görüntüleniyor..
GüneyDoğu Bildiğimiz Gibi Değil

yaziBildiğiniz gibi yine DTP, PKK ve onları bir şekilde maşa olarak kullanan oluşumların tahrikiyle bir takım olaylar oluyor Türkiye'de.. Genellikle GüneyDoğu bölgemizde ortalığı bulandırmaya, oradaki insanları ayaklandırıp devlete ve milletin geri kalanına isyan etmeye teşvik ediyorlar. (bunu yaparken de insanlara para, yiyecek vb. ihtiyaçlarını veriyorlar)



Çoğumuz araştırma, öğrenme alışkanlığına sahip olmadığımız için oralarda olup bitenleri sadece duyduğumuz kadarıyla biliyor ya da gözardı ediyoruz her şeyiyle... Turistik olarak Türkiye'nin her yerini gezmeyi düşünen birinin Diyarbakır'ı, Hakkari'yi görmek istediğine şahit oldunuz mu hiç? Ben pek olamadım doğrusu....



Bugün InternetHaber'de kısa bir gezinti yaparken rastladığım bu haber beni o kadar sevindirdi ki... Oraların gelişmesine olanak tanınmadığı için devlete için için kızıyordum ama şimdi içim biraz daha rahat.. Her ne kadar bir belediye başkanının, ülkesinin başbakanına karşı halkı galeyana getirmeye çalışması kabul edilebilir bir ...

Yazının devamını okumak için tıklayın..

Tünel ile Özgürlük

keyBildiğimiz gibi ülkemiz çok garip günler geçiriyor. Siyasi yönünü bir kenara bırakıp bizi ilgilendiren tarafına bakacak olursak tahminen hepimizin en büyük sıkıntısı sansür.. engelliweb.com 'da belirtildiğine göre 2 Ekim 2008 tarihi itibarıyla 1112 site engellenmiş. Bu sayı artmaya da devam ediyor. Günlük yaşamının önemli parçası bilgisayar olan kullanıcılar zaten ordan burdan çeşitli çözümlerle sitelere girebiliyorlar. Oysa bu kitle Türkiye'nin çok ama çok küçük bir kitlesini teşkil ediyor.



Bugün sansüre karşı en çok uygulanan 2 yöntem var:


  • DNS adreslerini değiştirmek

  • Tünel sitelerinden birini kullanarak bazı sitelere ulaşmak..


Türk Telekom'un siteyi engellerken tercih ettiği yönteme göre yukarıdaki yöntemlerden birini tercih ederek öyle ya da böyle sitelere girilebiliyor. Peki ya güvenlik? Bir çok forum vb. yerde kime ait olduğu belli olmayan DNS adreslerinin paylaşıldığını ve insanların ...

Yazının devamını okumak için tıklayın..

Mustafa Filmini Anlamak

Mustafa Kemal ATATÜRK29 Ekim 2008; Cumhuriyet'imizin 85. kuruluş yıldönümünün İstanbul'daki kutlamalarına çok istememe rağmen katılamamıştım. Bunun yerine Leo'ların düzenlediği Profilo'daki Mustafa filminin izlenmesine dair etkinliğe katıldım. Bir gün öncesinde Devrim Arabaları'nı izlediğim için o iki gün benim için "ne olacak bu memleketin hali?" vb. düşüncelerle geçmişti. Her iki filmi de her Türk insanının izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Oysa bir kaç gündür gazetelerdeki, internet'teki haberleri okudukça deliye dönüyorum resmen!



Turkcell'in Mustafa filminden sponsorluğunu çekmesiyle başladı her şey.. Bir e-posta elden ele gezmeye başladı yine.. Turkcell'in bir takım kullanıcı kitlesinin tepkilerinden çekindiği, bu sebeple de sponsorluktan çekildiği söylendi. Bunun üzerine de doğal olarak bir çok kişi aboneliğini iptal ettirme noktasına geldi. Ve beklendiği gibi Turkcell'den de konuyla ilgili bir yalanlama geldi.



Bu olay bir ...

Yazının devamını okumak için tıklayın..

Ya Yaparsak....

devrimBugün Merve'yle birlikte Devrim Arabaları adlı filme gittik. Filmin konusunu az çok bilsem de oldukça etkilendiğimi, üzüldüğümü söylemeliyim. Bu haftaki filmler arasında Üç Maymun, Aşk Tutulması, Mustafa ve Devrim Arabaları oldukça ilgi çekici ve güzel filmler. Mustafa filmine yarın gideceğim. Aşk Tutulması'nın fragmanı ve Beyaz Show'daki tanıtımı çok hoşuma gittiği için izlemeyi düşünüyorum. Fakat bugün Devrim Arabaları'nı tercih ettik. Son zamanlarda yaş icabıyla mı bilemiyorum ama memleket meselelerine pek meraklı olmaya başladım. Klasiktir ya; "ne olacak bu memleketin hali?" demeden edemiyorum.



Bu ülkede çok şeyin yanlış gittiğini, yozlaştığını her gün görüyor ve yaşıyoruz. Hepimiz Türk'lüğümüzle övünür ama iş başarıya gelince de bir eziklik, bir aşağılık kompleksine kapılırız. "Bu kesin Türk'tür" gibi cümleleri eminim az kurmamışsınızdır. Film, Türk halkındaki aşağılık ...

Yazının devamını okumak için tıklayın..

Bit(e)meyen Askerlik Şubesi Çilesi

Savunma Bakanlığı LogosuBu yazıyı canımı sıkan bir şey olduğundan ve Askerlik Şubeleri'ndeki saçmalıkların bir gün son bulacağı umuduyla uzunca bir süredir yazmak istiyordum. Kısmet bugüneymiş.. Bu yazıda askerlik şubesinde bizzat gördüğüm şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Eminim; askerliğini yapacak kişilerin de merak ettiği şeyler olacaktır.



Işık Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'nden 07.07.07 tarihinde mezun oldum. Bir ay sonra Parkyeri'nde çalışabilmek için askerlikle ilişiğimin olmadığına dair belge almam gerektiği ve Ataköy'de oturduğum için bana en yakın şube olan Bakırköy Askerlik Şubesi'ne gittim. Hiç alakam olmadığı için bilmeden muayene günlerini kaçırmışım; bu yüzden çok az sıra vardı. Bu, önemli bir ayrıntı.. Bir süre bekledikten ve eksik belgelerimi tamamladıktan sonra bir sürü imza ve damga atıldı elimdeki kağıtlara ve muayene olmak için Büyükçekmece'deki askerlik şubesine gidebileceğim söylendi ...

Yazının devamını okumak için tıklayın..