Yer Sağlayıcılığı Faaliyet Belgesi..İnanılmaz ama gerçek..
29 Ocak 2008, Saat: 00:53 @ Tags: Gündem, Internet, Politika, Siyaset, Türkiye
Az önce Google Reader‘da takılırken Hakan UYGUN’un şu yazısına rastladım ve resmen moralim bozuldu. Durumun vahimiyeti için azıcık bile düşünmek yeterken, koskoca mecliste bu yönetmelik çıkarken kimse mi “durun yahu ne yapıyorsunuz ?” demedi; şaşırmamak elde değil..!
Hakan UYGUN‘un yazısına bakarak hangi noktalarda sınırlanacağımızı okuyabilirsiniz… Koyun gibi durmaya devam edersek daha neler olacak düşünmek bile istemiyorum. Ben olaya farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum.
Hiç kendinize ait bir siteniz olsun istediniz mi ? Eğer istediyseniz az çok site barındırma fiyatlarının ülkemizde ne civarlarda olduğunu da biliyorsunuz demektir. Ucuz olduğunu düşündüğünüz firmalar varsa da yurtdışından sunucu kiralayıp size onlar üzerinden hizmet verdiklerine dair emin olabilirsiniz. Şu zamana kadar bunun tek bir sebebi vardı: Türk Telekom ve fahiş fiyatları…. Türk Telekom, internet erişim ücretlerini fahiş fiyatlarda tuttuğundan kimse ucuza barındırma hizmeti veremiyordu. Barındırma hizmetini Türk Telekom üzerinden sağlayanlarınsa ya fiyatları çok yüksekti ya da sık sık problemler yaşanıyordu. Bu günlükte PROGEN diye aratırsanız bir örneğini bulabilirsiniz.
Sağolsun hükümet.. Çıkardığı yeni yönetmelikle birlikte artık Türk Telekom’un yanında yeni engellere sahibiz.. Yakında günlük yazanları, MSN hesabı olanları da kayıt altına alırlarsa hiç şaşırmayın. Kendi kendini bu denli baltalayan başka kaç tane ülke vardır merak ediyorum. (Youtube yine engellenmiş diye bir haber vardı bugün televizyonlarda..) Kayıtdışını kontrol altına alamayan devlet, kendine çok daha zor olan bir hedefi, internet’i almış görünüyor. Ne diyeyim… Bu suskunlukla bize daha çok yasak gelir..
Az önce okuduğum
Hiç bu kadar düşüncelere daldığımı hatırlamıyorum uzunca zamandır… ~70M Türk insanının yüzde kaçının Gelibolu (Gallipoli) adlı yapımı izlediğini az çok kestirebiliyorum. %1-2..? Oysaki herkes izlemeli. Bu topraklar nasıl kazanılmış, 120,000′den fazla insan ne uğruna yaşamlarını feda etmişler daha iyi anladım. Kelimelerle ifade edemeyecek kadar küçük ve aciz hissettim kendimi.. Şu anda yaşadığımız hayatı yaşamak için Allah’a dua eden; bir damla sirkenin yalnızca kokusunu duymaya razı olan insanlar, bize bu hayatı armağan etmişler. Ayaklarında giyecek ayakkabısı olmadan, günlerce yemek yemeden, uyku uyumadan, tuvaletini bile yapacak yer bulamayan insanlar bunlar….. öleceklerini bilerek ileri doğru adım atabilmiş insanlar.. Şimdi kaçımız bu fedakarlığı gösterir ? Nasıl olur da öleceğimizi, birilerinin bizi vurmak için beklediğini bilerek bir adım ileri korkusuzca atılabiliriz ? Bu kötü bir şey midir ? Bir çok kişi “vatan uğruna canım feda” der bu soruya… Ama önce bir izleyin şu belgeseli….. Savaş kazanılsa dahi, bir kaç ay sonra sanki orada bir savaş olmamış gibi, hiç bir kayıp vermeden gemilerin o boğazdan geçerek İstanbul’a girmesi ve Osmanlı’nın teslim olmasına ne demeli ? Ne için öldü o 120,000 can ? Savaşıp ölerek neyi kanıtlamış ya da kurtarmış oldular; bir düşünsenize..
Haber kaynağı olarak genellikle NTVMSNBC’yi tercih ederim. Çünkü onca haber kaynağı arasında en güvenilir olanı, gerçek anlamda en kaliteli olanı bana göre o… Günlük ziyaretim sırasında
Bir süredir merakla ne olacağını beklediğimiz seçimler nihayet sonuçlandı. Tekrar nurtopu gibi bir AKP hükümetimiz olacağa benziyor. Günlerdir sürekli olarak hiç adetim olmadığı halde TV izleyerek belli başlı siyaset programlarını, NTV’deki lider söyleşilerini ve belgesellerini izliyordum. Seçim anketlerinin olaya yanlı baktıklarını, gerçeğin çok farklı olacağını, halkın iktidarı cezalandırarak yenilgiye uğratacağına inanıyordum. Ama beklentilerim açısından ciddi bir hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim.








