testBizler Türk’üz.. Yaptığımız her şey doğrudur ve doğru sonuçlar verir. Bizi kesseniz acımaz. Türk’e bir şey olmaz. Türk’ün yazdığı kod sonsuza dek çalışır, sonsuza gelince “yerim lan sonsuzu” der yoluna devam eder. Türk’ler aslandır, kaplandır, kartaldır, kanaryadır.. En iyi yemekleri Türk’ler yapar, en iyi futbolu Türk’ler oynar………………………dememek lazım..

Genelde yaptığımız şeylerin doğru olduğunu varsayar ve onları kontrol etmeyi (eşeğimizi sağlam kazığa bağlamayı) pek de umursamayız. Eğer bir yazılımcıysanız, yazdığınız kod doğru çalışıyorsa genellikle sorun yoktur. Peki ya çalışmıyorsa ? Sorun çıkmadan müşteriyi sorun çıkabilme ihtimaline karşı tolere edebilirsiniz. Ancak hatalarda (ve bunun düzeltilme süresinde) ne deseniz boş.. Eğer bu işte iyiysek, yazılım bizim için bir prestij meselesi olmalı…. “Kodumu yazarım, paramı alırım” mantığından kurtulmamız lazım. Özellikle aynı proje üzerinde birden fazla kişi çalışıyorsa test yapmak kaçınılmaz bir durumdur.

(more…)

NetbeansJava’nın sitesinde gezinirken rastladığım bir başlık ile şuradaki habere
ulaştım. Netbeans, önümüzdeki zaman zarfında ilk GPL sürümünü çıkarmış olacak. Lisans olarak GPL 2′yi GPL2 Classpath İstisnası’nı tercih etmişler. Sebebi sanırım Bu arada her yerde sıkça dile getirildiği gibi GPL 3′ün çok yeni oluşu ve firmaların geçiş konusundaki tereddütleri de bunu etkilemiş olsa gerek.. 1-2 gün önce burada Mozilla’nın avukatının bile GPL 3 konusunda tereddütleri olduğunu, bir süre bekleyip taşların yerine oturmasının daha iyi olacağını okumuştum. Yine de Netbeans gibi bir yazılımın “özgürleştirilmesi” bize oldukça iyi yansımalarla geri dönecektir diye düşünüyorum. Her şeyden önce Eclipse ile aralarındaki savaşın daha da kızıştığını söylemek mümkün.

Netbeans, 5.5 sürümüyle birlikte özellikle GUI tasarımında Eclipse ile arayı bir hayli açmıştı. (Eclipse’in GUI tasarımı için özel eklentileri olsa da Netbeans kadar başarılı olduklarını söylemek güç olur.) Bundan sonra bizi nelerin beklediğini hep birlikte göreceğiz.

:SBu aralar öyle yoğunum ki, hızlı bir şekilde işleri hallederken yanlış yapmaktan feci şekilde korkuyorum. Yine de hatalara engel olamıyorum. Yedek almamanın azizliğini bir kez daha yaşadım. Artık Sourceforge ya da Google Code kullanmayı ciddi ciddi düşünmeye başladım. Nitekim, uzun bir süredir ara ara kod eklediğim, olgunlaştırdığım Web Album Creator, bir anlık dalgınlığım yüzünden çöpü boyladı. iPod’dan şarkılarımı alırken, arşivi derleyip toplamamı sağlayan id2filename projesi de çöpü boylamıştı ki; Raptiye.Org’a attığım için onu kurtardım. (more…)