takvim
| pzt | sal | çrş | prş | cum | cts | paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 |
| 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 |
| 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 |
| 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 |
bağlantılar
iletişim
üyelik
Bir dönemi daha geride bıraktık. Garip ama gerçek.. Oradayken insan hep oraya aitmiş gibi, sanki önceki ve sonraki yaşamı hiç yokmuş gibi.... Ama bunu dışarıdakilerin anlamasını beklemek imkansız gibi; her şey oraya girdiğinizde anlamlanıyor. Orası neresi mi? Asker ocağı.. 1 Ağustos 2009 itibarıyla başlayan ve raptiye'de bolca yer verdiğim askerlik macerasına 17 Ocak 2010 tarihindeki terhisimle elveda demiş durumdayım ve 1 Şubat 2010 tarihi itibarıyla da askerlikle herhangi bir ilişiğim kalmayacak; mutluyum. Askerliğimi yaptığım KHO ATAT Blg. Brl. K.lığı (Menteş/Urla, İzmir) içerisinde hem mutlu, hem mutsuz bir sürü anım oldu. Bunların bir kısmına da raptiye'den yer vermeyi düşünüyorum zamanla...Askerlik garip bir şey.. Bitene kadar çıkınca yapacaklarınızı tasarlayıp hayaller kuruyorsunuz. Her anınız o ana ulaşacağınız saatleri; hatta dakikaları saymakla geçiyor. Ulaştığınızdaysa bir anda tünelden gün ışığına çıkmış gibi ne yapacağınızı bilemez hale gelip her şeye saldırmaya, kararsızlık içinde çırpınmaya başlıyorsunuz. Kendinizi bırakabileceğiniz, sizi hayata bağlayacak bir ...
Daha önce burada bahsettim mi bilmiyorum ama Türk Telekom'la yaptığımız bağlantılarda ilginç paket kayıpları yaşanıyor. raptiye'nin, Chicago'da bulunan sunucusuna yaptığım SSH bağlantılarında ciddi gecikmeler yaşandığında farkına vardığım sorun, neredeyse 1 senedir devam ediyor. Konuyla ilgili Türk Telekom belki kendiliğinden çözüm bulur diye durumu artık kabullenmiştim; zira çözümsüzlük tek çözüm ülkemizde.. Ancak bir kaç gün önce @TTNETdestek adlı twitter hesabından sorunlarımla ilgili kendileriyle iletişime geçebileceğim söylenince bunu denemeye karar verip kendileriyle iletişime geçtim.Linux'daki My Traceroute adlı yazılım ile istediğiniz sunucuya bağlantı sağlanırken nerelerden geçtiğinizi ve buralardaki gecikmeleri detaylı bir şekilde görebiliyorsunuz. Yazılımın çıktısını ekran görüntüsü olarak alıp twitter'dan kendilerine gönderdim; ekran görüntüsü şu şekilde:
Kendi bilgisayarınızda bunu denemek için:
mtr -t raptiye.org
komutu ile deneyebilirsiniz. Windows kullanıyorsanız:
tracert raptiye.org
Bu komutlarda raptiye.org yerine istediğiniz herhangi bir adresi deneyebilirsiniz. %80'lere varan paket kaybı oranıyla da nasıl daha ciddi sorunlar yaşamıyoruz anlamak mümkün ...
Dünden itibaren 3 gün sürecek 331 Kısa Dönem Askerlik Sınav Maratonu başladı. Ağustos ayı başlarında aynı stresi ve heyecanı yaşadığımdan benim gibi arkadaşlara nacizâne tavsiyelerde bulunayım dedim:- Sınava giderken yanınızda siyah tükenmez kalem olduğundan emin olun. Etrafınıza fazla kalem vermeyin; zira kaybolursa ortada kalan siz olursunuz. Şanslıysanız orada kalem dağıtılıyor ve dışarıda satılıyor.
- Tuvalet ihtiyaçlarınızı mümkünse dışarıda halledin.
- Saç traşı işini önceden halledin. Bazı sınav merkezlerinde bu konuya taviz verilmiyor; sıranız geçerse sonrasında sıkıntı yaşarsınız.
- İçerideyken size söylenenlere harfiyen uyun ve dikkatli dinleyin. Yanlış doldurulmuş formlar 100 kişilik grubun beklemesine sebep olur; saatlerce içerden çıkamazsınız.
- İçerideyken grubu mutlaka göz hapsinde tutun. Grup bir yere sizsiz gidemeyeceğinden epey küfür yersiniz.
- Sınav maratonunu bitirdikten sonra mümkünse bol bol gezin; moralinizi yükseltecek ne varsa yapın. Buna ihtiyacınız olacak.
- Sınavların açıklanacağı gece için çıkan spekülasyonları dinlemeyin. Sonuçlar senelerdir gece 23:30 - 00:30 arasında açıklanıyor. Bu süreler içerisinde çok fazla trafik olduğundan ASAL'ın ...
Bu yazıda da beni oldukça etkileyen ve şaşırtan Başkasını Seviyorum'dan bahsetmek istiyorum. Kitabın bence en ilginç özelliklerinden biri, modern zamanda geçiyor olması ve zamanımızın eğilimlerinden (trend) söz ediyor olması; daha da önemlisi adı geçen karakterin (Yavuz ERDEN) yaşadıklarının gerçek hayatta varolan şeyleri birebir yansıtıyor oluşuydu.Yavuz'un yaşadıkları kadın-erkek ilişkilerini öyle iyi gözler önüne seriyor ki; Ömer ÖZGÜNER'in gözlem yeteneklerine saygı duymamak mümkün değil. Zira kitabın arkasında da yorum olduğunu tahmin ettiğim bölüm şöyle diyor:
Çağımız erkeğini âdeta "deşifre" eden bu sayfalarda herkes kendinden bir şeyler bulacak. Çünkü günümüz popüler kültürüne, geçen zamana, yıpranan ilişkilere, dinmeyen arzulara ve... her şeye rağmen neden ve nasıl devam ettiğimize dair hınzır mı hınzır bir roman bu...
Gerçekten de öyle! Çocukluktan başlayarak içimde hissettiğim ilk hayal kırıklıklarını, karşı taraftan beklentilerimin bir türlü karşılanamaması ve girdiğim arayışlar sonucunda her seferinde uğradığım hüsranı bu kitapta da bulabilmek yalnız olmadığım duygusuyla serseme çevirdi beni.
Kitaptaki ...
Askerdeyken en çok yaptığınız şey bir şeyler için beklemek ve bunu yaparken de öğrenmeniz gereken en temel şey zamanınızı iyi kullanmak. Kendinize, uğraşmak için mümkünse birden fazla şey bulmalısınız. Spor yapmak, kitap okumak yalnızca bir kaç seçenek.Askere başladığımdan beri yaklaşık 6 kitap okumuşum. Dönüp bakınca ilginç bir Dan Brown saplantım olduğunu farkediyorum:
- Da Vinci Şifresi (Dan BROWN)
- Melekler ve Şeytanlar (Dan BROWN)
- İhanet Noktası (Dan BROWN)
- Uçurtma Avcısı (Halit HÜSEYNİ)
- Başkasını Seviyorum (Ömer ÖZGÜNER)
- Dijital Kale (Dan BROWN) - İngilizce
- Zaman Yolcusunun Karısı (Audrey NIFFENEGGER)
Kitap, 1963'ten başlayarak Afganistan'da gelişen olayların, birlikte büyüyen iki çocuğun hayatlarını ve arkadaşlıklarını nasıl etkilediğini; bu iki insanın ileride kaderlerinin nasıl da birbirlerine karıştığını çok etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. Zaman zaman öyle vurucu bir şekilde ilerliyor ki avuçlarınızı sıkıyor, küfürler ediyorsunuz; hatta zaman zaman ...
Bugün bilgisayarımı kullanma imkanı bulunca bir kaç aydır yapamadığım şeyi, sistemimi güncelleme işine giriştim. Güncellenecek o kadar fazla paket çıktı ki gözüm korkmadı değil: 788 MB.. Üstelik bunlar sadece resmi depolardaki paketler.. Bunun üstüne bir de AUR'dan kurduğum ek paketler de eklenince bu boyut bir hayli artıyor.Paketler indirilirken ben de normal işlerime devam ediyordum ki bilgisayarımda garip bir yavaşlık başladı. Ne olduğunu anlamak için arkaplanda çalışan süreçleri inceledim ama bir anormallik göremedim. Bir süre bilgisayarı başı boş bırakıp geri döndüğümde diskte yer kalmadığını görünce şok oldum. Diskteki hangi dizinlerin ne kadar yer kapladığına bakarken de /var/cache/pacman/ dizininin 13-14 GB yer kapladığını gördüm. Yeni paket güncellemesinden hemen önce pacman'in son sürümünü indirdiğimden bir sorun olduğunu düşünmeye başladım ve IRC'de sorunca teyid etme imkanım oldu.
pacman'in 3.3.1 sürümünde kullanılan libfetch kütüphanesi, internet bağlantısına da bağlı olan bir çok durumda boş veri indirmeye devam ...
10-11 gün sonra raptiye'ye yazı girebilecek vakti bulabileceğimi sanmıyordum ama işte buradayım. Elbette çok fazla şey yazacak değilim ama fırsat bulursam da bir şeyler yazmaya çalışacağım.12 Ağustos Çarşamba günü saat 13:30 sularında İzmir'deki Adnan Menderes Havalimanı'ndaydım. İner inmez meraktaki ailemi arayayım derken farkında olmadan şehir merkezine giden otobüsleri kaçırmışım. :) Saatte bir kalktıklarından 14:00'e kadar Gaziemir'deki Ulaştırma kampına gidecek bir başka arkadaşla (ismini hatırlayamadım) otübüsü beklerken muhabbet etmeye başladık. O gün Konak'taki Pasaport Liman'da Ozan MORA ile yemek yiyip (kumru!) beni Narlıdere'ye götürecek otobüse binmiştim. Nizamiye kapısının önüne geldiğimde önümüzdeki 28 günü bu bol ağaçlı güzel yerde geçirecek olmanın heyecanı ve neyle karşılaşacağımı bilmemenin endişesi vardı içimde.. Tabii ilk güne mahsus olmak üzere işlemlerimin sabah 06:00'ya kadar süreceğini bilmiyordum. :)
İzmir'de söylendiği gibi hava çok sıcak. 30-35'C arasında değişen sıcaklıklarda boğazlı kazak, kar pantalonu ve bot giymenize ...
Heyecanlı bekleyiş nihayet sona erdi. Bu gece 01:00 sularında sonucumu öğrenmeyi başarmış bulundum:
İstihkam Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı Narlıdere/İzmir
Kısa Dönem Piyade Er
Başıma neler gelecek bilemiyorum ama hakkında okuduğum şeylerden sonra içim biraz daha rahat. Yedek Subay olma isteğim kursağımda kaldığından çok sevinemediğim için Mardin'e, Bitlis'e giden arkadaşlarım bana kızıyorlar. Umarım benim kadar onların da askerlikleri sorunsuz geçer ve sağ salim gidip döneriz hepimiz. Benim için de İzmir'i öğrenmek ve sevmek için güzel bir fırsat olacak sanırım...
Bu gece üyesi olduğum Arch Linux ve LKD listelerinden kendimi çıkardım. Fırsat buldukça e-posta'larımı kontrol etmeye ve bir şeyler yapmaya çalışacağım.
12 Ağustos 2009, Çarşamba günü İstanbul'dan bineceğim uçakla İzmir'de birliğime teslim olacağım. 5-6 ay sonra görüşmek dileğiyle yazıma zeitin'de bana çok şey katan Giray PULTAR'ın şiiriyle son veriyorum:
Alper'i uğurlayalım hakkıyla,
Yanıp tutuşuyor vatan aşkıyla,
Rumeli Kavağı'na salash ...
Daha önce raptiye'de bahsettiğim gibi Ağustos ayında 329. dönem yedek subay adayı olarak askere gidiyorum. Buna göre 1-2-3 Ağustos tarihlerinde sınava girmem gerekiyordu. Bu yazıda Tuzla Piyade Okulu'ndaki sınava giderken ve sonrasında neler yaşadığımızı bulabilirsiniz. Ben Işık Üniversitesi'nden Arda ÖZTÜRK adlı arkadaşımla birlikte gittim. Size de tavsiyem biriyle gitmeniz ya da giderken yanınızda size arkadaşlık edecek kitap, bilgisayar vb. bir şeyler götürmeniz.11:00 - Ofisten eve gelerek raptiye'ye Turkcell 3G ile ilgili yazımı yazmaya başlıyorum. Damarlarımda dolaşan adrenalini hissedebiliyorum. Bir kaç saat sonra kaderimi değiştirecek yere doğru hareket edeceğim. Ailemle konuştuktan sonra Arda'yı arayarak son durumla ilgili bilgi veriyorum.
00:10 - Artık resmi olarak askerim. Babama ve anneme söylüyorum. Annem hala inanamıyor bu fikre.. Sanırım görmeden de inanamayacak.
01:30 - twitter'dan Hüseyin BERBEROĞLU'nun bana da hitap eden "859. sırayı aldım, 1'inde girmek istiyorsanız çıkın" şeklindeki yazısını görüp Arda'yı arıyorum. 02:00 ...
Bu aralar hepimizin hayatı Türkiye'ye çok geç giren 3G ile çalkalanıyor sanırım. Klasik yazıların aksine burada 3G'nin neler getireceğinden ya da operatörlerin kullanıcılara sunacağı fiyatlardan bahsetmeyeceğim. Yazının genelinde 3G ile ilk tanışmamın ilginç hikayesini ve sonunda ise yurtdışı fiyatlarına oranla Türkiye'deki fahiş fiyattan bahsedeceğim.Bir süredir özellikle Turkcell'in 3G ile ilgili haberlerini takip ediyordum. Beklentilerim arasında limitsiz bağlantının Türk Telekom fiyatlarından yüksek olmaması ve Android telefonları kampanyalı (anlaşmalı) olarak Türkiye'ye sokması vardı. İlk kısımda şimdilik hayal kırıklığına uğrasam da henüz umutlarımı yitirmiş değilim.
Bugün ofise gelirken İstiklal Caddesi'nde Turkcell'in baya bir hazırlık yaptığını görüp akşam bir şeyler olacağını anlamıştım. Akşam vidiluck üzerinde çalışırken, kaplan ekibinin stajyerlerinden Emre HESAPDAR elinde bir adet VINN USB modem ile çıkageldi. Bildiğiniz gibi bu modem ile 3G desteklemeyen herhangi bir bilgisayarı 3G ile çalışır hale getirebiliyor ve her yerden internet'e erişebilir hale geliyorsunuz. Aleti merak ettiğim ve ...

rss takibi




