KKB Kaydı ve Halden Anla(ma)yan Vakıfbank

Bir çok kişinin farkında olmadığı, ancak içine düştüğünüzde çıkması çok ama çok zor olan bir problem yaşıyorum 2004 yılından beri. Burada bu soruna yer vermemin sebebi de benim yaşadıklarımı mümkünse kimsenin yaşamaması ama yaşarsa da hem başına gelecekleri bilmesi, hem de (hala yaşıyor olsam da) nasıl kurtulunabileceğiyle ilgili yaşadıklarımı aktarmak.

Işık Üniversitesi 2004 yılında Vakıflar Bankası (o zamanlar ismi VakıfBank olmamıştı) ile çalışıyordu. Dolayısıyla okulun herhangi bir yerinde finansla ilgili stand açacak olursa bu, muhakkak VakıfBank'ın oluyordu. Ayrıyetten tüm para işlemleri (örneğin yurt ücreti) yine buradan yürütülüyordu. O zamanlar kredi kartları üniversite gençliğine yeni yeni ulaşıyordu ve kart almak "benim de bir tane olsun" tadında ilerliyordu. Dolayısıyla standa uğrayıp Galatasaray'lı olanından aldığımı hatırlıyorum. Limiti oldukça düşük olan bu kartı uzunca bir süre kullandım ve o zamanlar öğrenci olduğumdan gelen hesabı babam ödüyordu. Sorumsuz üniversite öğrencisi ne yapar? Limitini sonuna kadar harcar ve ay sonunda babadan kaçar. Ben de öyle yaptım ve gelen hesabı pek de önemsemedim. Netice de bir şekilde halloluyordu.

Üniversitenin sonlarına doğru, özellikle çalışmaya başlamamla birlikte bu kez kendi ödediğim kredi kartlarım olunca, özerkliğin tadını da almaya başladığımdan babama vekalet vererek kartı kapattırmasını rica ettim. Babam borcunu ödedikten sonra kartı kapattırdı. Benim için VakıfBank devri kapanmıştı.

Kartı kapattırdıktan bir kaç ay sonra eve gelen bir mektup, aynı kredi kartıyla ilgili ödenmemiş borcumuz olduğunu ve ödemediğimiz takdirde hukuki yollara başvurulacağını yazıyordu. Avukat olan babam, haklı dahi olsa, ilk hatasını yaparak hesabı ödemeden 7 gün içerisinde bankaya itirazda bulunarak borcu ödediğini belgeleriyle birlikte beyan etti. Ancak VakıfBank, bize gönderilen borcun başka bir borç olduğunu (detayları çok net hatırlayamıyorum), bunun da ödenmesi gerektiği konusunda diretiyordu ve olay mahkemeye intikâl etti. Uzun süren dava, VakıfBank'ın davayı lehine çevirecek bir delil sunamaması nedeniyle bizim lehimize sonuçlandı; davayı kazandık. Bir kez daha VakıfBank devri benim için kapanmıştı.

Kartı kapattırmak için istekte bulunduğumuzda bankadan bize, üzerinde faiz, ana para vs. tüm detaylar bulunan, hesap kesim (kat) ihtârnamesi geldi. Babam da bunun üzerine gidip Vakıfbank'a kalan ödemeyi yaptı. Ancak daha sonra bankadan arayan bir görevli 450 TL daha yatırmasını istedi. Babam sebebini sorunca "size izâhat veremem" şeklinde cevap aldığı için ödeme yapmayı reddetti. Bir süre sonra yine aynı görevli "siz tanıdıksınız, 360 TL ödeyin, konuyu kapatalım" önerisiyle (muhtemelen babamın VakıfBank'ın avukatıyla tanışıyor olması münasebetiyle) geldi ancak yine bu borcun nereden çıktığını açıklamadığı için reddettik. Bunun üstüne banka bizi icraya verdi. Borcumuzun olmadığı gerekçesiyle itiraz edince banka da itirazın kaldırılması için mahkemeye başvurdu. Bilirkişi tahkikatı yapılınca borcumuz olmadığına karar verilerek dava lehimize sonuçlandı.

Aylar sonra artık daha yüksek limitli bir kaç tane kredi kartım vardı ve dikkâte değer herhangi bir sorun yaşamıyordum. Farkında değildim ama Garanti Bankası, yaptığım Bonus kredi kartı başvurularını reddedip duruyordu. Bunun da arada sırada maddi sıkıntıya girdiğimde kartların asgari tutarını ödediğim ya da geç ödediğim için olduğunu sanıyor, düzenli ödemeyle sorun olmayacağına inanıyordum.

Huawei'de çalışırken 2 arkadaşım beni araba alabileceğim konusunda ikna edince uygun fiyatlı kredi araştırmasına giriştim. Bu arada Garanti'ye artık sayısını unutmaya başladığım kredi kartı başvurularım reddedilmeye devam ediyordu ve nihayet sebebini şubeye gidip sorduğumda hakkımda açılmış bir KKB kaydı bulunduğunu, bu nedenle sistemin otomatik olarak reddettiğini öğrenip şok oldum. Kredi kartı bile alamıyorsam hangi banka bana kredi verirdi ki? Kendime olan güvenim sarsılmıştı. Bankaların pis bir oyunu olsa da babama borcu ödeyip sonra itiraz etmediği için içten içe kızıyordum. Garanti Bankası'ndaki Müşteri Temsilcisi bana bu sorunu KKB kaydını açan bankayla görüşmem gerektiğini söyleyerek konuyu kendince kapatınca mecburen VakıfBank'la iletişime geçtim. Ancak VakıfBank'ta yıllardır hiç bir işlemim yoktu; nereyle görüşeceğimi ve ne diyeceğimi bilmiyordum. Zira bankayı da her arayışımda beni ordan oraya yönlendirerek resmen alay ediyorlardı. Araba hayalleri kurarken böyle bir şeyle karşılaşmak oldukça canımı sıkmıştı.

İnternet'ten araştırmalara başladım. Öğrendim ki; KKB (yani Kredi Kayıt Bürosu), sadece bankaların ulaştığı ve müşterilerin kredibilitesini tuttukları bir veritabanıymış. İşte işin en can sıkıcı kısmı da burası. Bir banka hakkınızda, sizin haberiniz olmadan, haksız bir kayıt açıyor ve bunu kaldırmak için yine o bankanın inisiyatifine kalıyorsunuz. Ayrıca örneğin Garanti Bankası, hakkımda KKB kaydı olduğunu görebiliyorken, bu kaydı hangi bankanın açtığını göremiyor, dolayısıyla bana da söyleyemiyor. Yani çok sayıda bankayla çalışıyorsanız bittiniz! Zira kayıtları tutan KKB bile size bu bilgiyi veremiyor. Mecburen tahmin yoluyla ilerliyorsunuz ve neyse ki ben şanslıydım.

KKB, BDDK, Garanti Bankası ve VakıfBank'ı aradığımda hepsi topu birbirine attı ve hiç bir şekilde kayıtları nasıl düzeltebileceğimle ilgili adam gibi bir bilgi vermedi. VakıfBank dışındaki tüm kurumlar, sorunu ancak VakıfBank Genel Müdürlüğü ile çözebileceğimi söylerken, VakıfBank kendisi dışındaki herkesin bu sorunu çözebileceğini iddia ediyor, borcumun olmadığını; dolayısıyla kaydın da olmaması gerektiğini söylüyordu.

Neyse ki internet diye bir şey var!

Araştırmalarım sırasında; eğer hakkımda yanlış olduğunu düşündüğüm bir kayıt varsa bunu ancak kaydı açan bankayla çözebileceğim, çözmek için borcum olmadığına dair bir belge almam, bir dilekçeyle birlikte bankaya başvurup kaydı sildirme talebinde bulunmam söyleniyordu. Bunu yapınca bankanın klasik Çağrı Merkezi çarklarının içinde dönüyor ve hiç bir sonuç alamıyorsunuz. Neyse ki internet diye bir şey var! Bu tip durumlarda işlemleri hızlandırabilmek için bankaların Teftiş Kurulu'nu aramak, oradaki bir müfettiş ile direk iletişim kurmak gerekiyormuş. Bunu yapınca aynı gün içinde Osmanbey'deki şubelerine gidip üst kata çıkmamı ve oradakilerle konuşmamı, öncesinde de isteğimi belirten bir dilekçe yazıp fakslamamı söylediler. Hepsini yapıp şubenin yolunu tuttum.

Osmanbey şubesindekiler hakkımdaki KKB kaydını görebiliyorlardı ancak o kayda ait olan borcu sistemde bulamıyorlardı. Pes edecek gibiyken ısrarlarıma dayanamayarak banka arşivlerindeki dosyalardan kayıtlarımı zar zor bulup çıkardılar. O kayıtları bulana kadar (KKB kaydımdaki borcun kapandığı bilgisini görüyor olmalarına rağmen) ellerinde somut bir delil olmadığından "borcu yoktur" yazısını veremeyeceklerini söylediler. Babamı arayarak davayla ilgili belgeleri şubeye fakslamasını istedim ve şansa o anda arşivden kayıtlarımı buldular. Nihayet "borcu yoktur" yazısını alabildim! Kağıdı aldım almasına da, şubedekiler kaydı kendilerinin silemeyeceğini, kredi kartı ya da kredi başvurusu yaptığım bankanın KKB'deki kaydı güncelleyeceğini, böylece artık sorun yaşamayacağımı iddia ettiler. Yapacak bir şey yok tabii; çıktım şubeden..

O dönemde en uygun araç kredisini İş Bankası veriyordu. Ataköy şubesine gidip durumumu izâh edince kredi almamın çok zor olduğunu, ancak ailemi kefil gösterirsem "belki" (evet belki! zira kefil göstersem bile kredi almamın düşük ihtimal olduğunu söylediler!) alabileceğimi (o da binbir naz yaptıktan sonra) söylediler. Bankacı olan kuzenimin yardımlarıyla AKBANK'tan (maalesef ailemi kefil göstererek) güç bela kredimi onaylattım. (sevinç çığlıkları!) VakıfBank'ın artık şeytan görsün yüzünü! Üçüncü ve son kez kurtulmuştum VakıfBank'tan..

Kabus

Arabamı alalı 1 sene olmak üzere. O günden sonra kredi de ödediğim için kart başvurusu vs. yapmamıştım. AKBANK'takiler kaydın güncelleneceğini, büyük ihtimalle sıkıntı yaşamayacağımı söylediklerinden (düzenli ödemelerimin kredibilitemi normal seviyelere çektiğini bir çok yerden teyid etmiştim) dolayı rahattım.

Geçtiğimiz günlerde bilgisayar, araç kaskosu, Galatasaray maçları vb. bir çok alanda rahat edeceğim düşüncesiyle Garanti Bankası'nın Galatasaray Bonus Premium kartı için Ataköy Şubesi'ndeki Müşteri Temsilcisi'ne başvuru talimatı verdim. Bu arada maaş hesabım da Garanti'de olduğu için kendime güvenim tam, "heh, bu sefer kesin alacağım!" havalarındaydım. Fakat aynı gün içinde başvurum bir kez daha reddedildi. (Bu arada reddedildiğinizde gidip sormadığınız sürece tek bilebildiğiniz şey başvurunuzun reddedildiği; bu da ayrı bir saçmalık!) Hayal kırıklığı, sinir, stres... Müşteri Temsilcisi'nden şaşırtmayan cevap: "Hakkınızda KKB kaydı var, sistem otomatik olarak reddediyor"

Normalde KKB kaydı 5 sene içinde otomatik olarak siliniyormuş. Ancak güncellendiğinden dolayı mı yoksa VakıfBank kaydı, dava sonrası açtırdığından mı bilmiyorum; kayıt hala orada, yoluma çıkmaya devam ediyor. Müşteri Temsilcisi, sorunu ancak VakıfBank Genel Müdürlüğü ile (o da kaydı orası açtıysa; hala aynı terâneler!) halledebileceğimi söyleyerek aradan çekildi. (Bu arada İnteraktif Bankacılık'ta yıllar içinde yılmadan yaptığım kredi kartı başvuruları artık sayfalandırılmaya başlamış ) KKB'yi ve VakıfBank'ı aradım. Yine çağrı merkezinin hiç bitmeyen çarklarına girdim. Ve en son akşamüstü; aynen 1 sene önce yaptığım gibi Teftiş Kurulu'nu arayarak durumumu izah ettim ve yine bir kez daha benden kaydımın silinmesine dair dilekçe yazıp Osmanbey şubesine fakslamam istendi. Teftiş Kurulu'ndaki müfettişin iletişim bilgilerini not alıp benden istenen her şeyi yaptım ve yine bekliyorum. Yarın ve sonraki gün, bu iş sonlanıncaya kadar da takipte olacağım.

Bankaların ne kadar vahşi ve umursamaz olduğunu (VakıfBank'ın şu an TV reklamlarında oynayan reklamı: Müşterinin Halinden Anlayan Banka), kendi aralarında kurdukları sistemde sıkışıp kaldığınızda sizi ordan oraya yönlendirip bıkıp yılmanızı istediklerini, devletin sizi bu saçma sapan sisteme öylece kurban ettiğini biraz anlatabildiysem ne mutlu! Ben düştüm, siz düşmeyin. Ve mümkün olduğunca bu yazıyı paylaşın ki, herkes halden anlayan banka görsün!

Güncelleme: Konuyla ilgili sikayetvar.com'da da bir şikayet kaydı açtım.

Güncelleme: Babam, yazımı okuduktan sonra olayların gelişim sürecini yanlış bildiğimi söyleyerek kronolojik sıralamasıyla olanları anlatarak burada yazılanları düzeltmemi sağladı.

Güncelleme: Bugün Teftiş Kurulu'ndan görüştüğüm müfettiş arayarak, hakkımdaki yasal takibin ödemediğim (gerçek) bir borç yüzünden olması durumunda KKB kaydının silinemeyeceğini; ancak aksini kanıtlamam halinde silinebileceğini söyleyerek bir anlamda işi zorlaştırdı. Şu anda dava dosyalarını arşivden buldurup işin aslını ortaya çıkarmaya çalışacaklarmış. Ancak bir bankanın "siz tanıdıksınız, borcu 360 TL'ye halledelim" demesi biraz garip. Mecburen şu anda bankanın hukuk bölümünden bulunacak belgeler ışığında varılacak sonucu bekliyorum.

Güncelleme (17.05.2012): Pazartesi günü Teftiş Kurulu'ndan görüştüğüm müfettiş arayıp hukuk departmanının dosyalarıma ulaştığını, davanın çift taraflı sonuçlanarak, masrafların %60'ını bankanın, %40'ını bizim ödememize, takibin devamına karar verdiğini; bizim 599 TL ödediğimizi, bankanınsa bize 517 TL ödediğini, bu şartlar altında hakkımdaki KKB kaydının silinemeyeceğini, 2009 yılında açılan kaydın en erken 2014 yılında otomatik olarak silineceğini söyledi. Bankadan borcum olmadığına dair elimde belge olduğunu söylediğimde bana borcun yalnızca kredi ya da kredi kartından kaynaklanmayabileceğini, ihtarname vb. şeylerin de borç sayıldığını söyledi. (İsteğim üzerine bana dava sonucunun bir kopyasını e-posta ile gönderdi) Babam (davada avukatımdı) haklı olduğumu ancak buranın Türkiye olduğunu, bankanın da kaydı silmeyeceğini söylüyor. Konuştuğum hukukçu arkadaşlarım da mahkeme kararının adaletsizliğiyle ilgili itirazda bulunabileceğimi ancak bunun en az 2 yıl ve 1.000 TL'den fazla parama malolacağını, kısaca değmeyeceğini; beklemenin en iyi çözüm olacağını söylüyorlar. Elimden daha fazlası gelmediği için sanırım pes edeceğim. Burası Türkiye!