oyn.io
Uzunca bir süredir düşünüp hayallerini kurduğumuz şeye adım adım yürümeye nihayet başladık. Hasan Yavaş (@hasanyavas) ile birlikte bir süredir hayal ettiğimiz, kafamızdaki fikirleri somut bir şekilde geliştirmeye çalıştığımız projenin artık bir ismi var: oyn.io - Karşılıklı konuşmalarımız sonrasında bu proje ve apilo.us'un diğer tüm projelerinde şartların izin verdiği ölçüde açık ve şeffaf olma kararı aldık. Böylece bu yazı ve sonraki tüm yazılarımızda (kurumsal bloglarımız [1], [2] da dahil) başımızdan geçenleri, verdiğimiz kararların sebeplerini, katıldığımız etkinlikleri, ilerledikçe öğrendiklerimizi paylaşmaya özen göstereceğiz.
oyn.io, henüz daha ismi bile konmadan, bir çok büyük proje gibi ihtiyaç üstüne ortaya atılmış bir fikirdi. Amaç, sahip olduğumuz müzikleri bir yere ya da cihaza bağlamadan her yerden dinleyebilmekti. Artan bağlantı hızlarıyla birlikte; bulut bilişimin giderek daha yoğun bir şekilde kullanıldığını ve müzik, video vb. medyaların bilgisayarlarımızda durmaktansa yavaş yavaş uzaktaki sunucularda saklanmaya başladığını düşünürsek evimizdeki müziği her yerden dinlemek fena bir fikir değil. Yapılmış örneklere baktığımızda pazarın henüz yeni ve gelişmekte olduğunu, rakiplerimizin kullanıcılara yeterince esneklik ve kolay etkileşim sunmadıklarını gördük. Sırasıyla Amazon'un, Google'ın ve önümüzdeki haftalarda Apple'ın sektöre adım atacağını hesaba katacak olursak doğru bir noktada pozisyon aldığımızı düşünüyoruz. Tam bu hesapları yaptığımız, potansiyel kullanıcılarımızın fikirlerini almaya başladığımız günlerde Amerika'lı mp3tunes'un birebir aynı olmasa da tam da bizim yapmak istediğimiz şeyi yaptığını ve mahkemelik olduğunu öğrendik. Ayrıca dava sonucunda durumun lehlerine sonuçlandığını; hatta sonucun sektörde taşları yerinden oynatabileceğini öğrendik.
Özellikle bir çok müzik servisinin Amerika dışındaki ülkelerde kullanılamadığını düşünürsek bu tarz servislere henüz ulaşamamış milyonlarca kullanıcı olduğunu tahmin etmek güç değil. Bu kullanıcılara, muhtemelen üyesi oldukları servislerle kullanabilecekleri, kolay anlaşılır ve karmaşık olmayan bir arayüzle ulaşmak oyn.io'nun ana hedefi. Ayrıca kısa zamanda genişletmeyi ve farklı seçenekler de eklemeyi planladığımız depolama servisleriyle, diğer servislerdeki gib arşivlerinizi taşımanıza da gerek olmayacağını söylemeliyiz. oyn.io ile hangi dosyanın nereden geldiğini unutacak ve olması gerektiği gibi bir kullanıcı deneyimine sahip olacaksınız.
Tüm bunlar olurken 14 Eylül'de @faati ile yaptığım sohbet, hemen arkasından ise 15 Eylül'de e-tohum bünyesinde düzenlenen seminerde konuştuğum Burak Büyükdemir ve diğer katılımcıların fikirlerini, önerilerini duymak da çok faydalı oldu. Ayrıca yine e-tohum bünyesindeki daha önce yapılan toplantı ve seminerlerin kayıtlarının da (özellikle udemy'nin kurucusu Eren Bali'nin konuştuğu) oldukça yararını gördüğümüzü söylemeliyim. O toplantılarda sanırım duymaktan korkup kaçtığım; hatta yüzüme bir tokat gibi çarpan şey "bahane üretme!" oldu. Burak Büyükdemir'in özetinde verdiği mesaj (ya da benim anladığım); risk almamız gerektiği ve eğer alamayacaksak bu işe girmememiz gerektiği ama illa gireceksek de bir an önce başlayıp ortaya bir şeyler koymamız gerektiğiydi. Orada bulunan bir girişimci ise kendi hikayesinden feyz alarak iş, aile, para vb. sorunlara çözüm olarak akademik hayata dönmeyi zaman kazandırma açısından tavsiye etti. Yüksek lisans ya da doktora yapmak, ailenin yanında yaşamak ve minimum miktarda tüketimle yaşamak. Çoğu girişimcinin aynı yoldan geçtiğini biliyoruz; yaşantıdan fedakarlık edilmesi gerekliliği bize en çok söylenen şey. Ancak bu durum ne Hasan için, ne de benim için mümkün. İkimiz de çalışıyor, kredi ödüyor ve belli bir düzeni yaşıyoruz. Dolayısıyla kendimizi garantiye alma zorunluluğu altında ezilirken hayallerimizi gerçekleştirmenin yolunu bulmak zorundayız ve sanırım bunu tutkumuzda bulduk.
Kendimize hedefler ve görevler belirledik. Ben arkaplandaki servislerin modüler bir şekilde yazılması ve servisimizin çalışacak hale gelmesi için gerekli altyapıdan sorumluyum. Hasan ise sayfaların görsel ve mantıksal tasarımından, logo vb. görsel materyallerden ve mobil uygulamalarımızdan sorumlu. İkimizin de iş yükü yeterince ağır olacak ancak bu yolda ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Öğreneceğimiz çok şey var ama en önemli adımı; başlamayı başardık. Bu noktadan sonra gittiği yere kadar gidecek ve yolculuğumuzun her durağını ve adımını sizlerle paylaşmaya özen göstereceğiz.
1 Ekim'de Ankara'daki, 13 Ekim'de İstanbul'daki e-tohum toplantılarına ve 5 Ekim'deki Entrepreneurs Roundtable Istanbul 5 etkinliğine katılacağız. Katılacaklarla tanışabilmek ve orada görüşebilmek dileğiyle!
