Daron YÖNDEM'le İşletim Sistemi Şekerleri

tepkiBu sabah bir arkadaşım, düşüncelerimi merak ettiği için Daron YÖNDEM tarafından yazılmış bu yazıyı gönderdi. Okuduklarım bana bir hayli tanıdık geldi. Microsoft ürünlerini tercih edip; kıyısından Linux'u denemiş, son derece önyargılı arkadaşlarımın sözlerine inanılmaz benziyor yazdıkları.. Bu noktada Microsoft Türkiye'den birilerinin günlüklerine "Dağıtımlardaki Linux çekirdeği de derlenmiş olarak geliyor, içinde zararlı yazılım barındırmadığını nereden biliyorsunuz ki?" şeklinde bir şeyler yazdığı geldi. O yazıyı gördüğüm günlüğe falan baktım ama sanki yazılar kaldırılmış; göremedim hiç birini.. Bulursam yorum olarak ekleyeceğim buraya..

Bu yazıyı yazarken 8 senedir Linux ve Özgür Yazılım ile uğraşan, şu anda Mac OS X kullanan, arada Pardus deneyip ısınamamış kimliğimle yazıyorum. Uzun süredir sunucularımda, sanal makinelerimde Arch Linux tercih ediyorum. Bunları yazma sebebim konuya objektif yaklaşmaya çalıştığımı anlatabilmek....

Her şeyden önce emek kutsaldır! Birilerinin yıllarını vererek yaratmaya çalıştığı bir şey hakkında "çakma" vb. sözcükler kullanmak kişinin kalitesine göstermekle birlikte, emeğe de büyük saygısızlıktır. Keza, binbir emek verilerek yapıldığını tahmin ettiğim Bilişim '08 gibi bir etkinliğe de "benim öyle şeylerle işim olmaz; küçük dağları ben yarattım, hatta işletim sistemi bile yazarım" edasıyla yaklaşmak da kaliteyi bir kez daha gözler önüne seriyor. Lütfen onlarca, yüzlerce insanın katılacağı bir etkinliği de siz düzenleyiverin; hatta üstüne işletim sistemi çekirdeği yazın! Ah evet; Amerika'yı baştan keşfetmek oluyor bunlar değil mi.......?

Dünyada yüzlerce hatta binlerce Linux dağıtımı var.. Dünya devletleri; ordularıyla, kurumlarıyla hala göç ederken söylediklerinizle ancak gülünç duruma düşüyorsunuz. İşin ironik tarafı, tam da sizin söylediğiniz ürünlerden diğer söylediğiniz ürünlere doğru bir göç var. Hatta daha da garibi bu göçlerin büyük bir çoğunluğu özel hazırlanmış Linux dağıtımlarıyla oluyor nedense.. Ne garip, hepsi de Amerika'yı baştan keşfetmeyi tercih etmişler! Bir akıllı sizsiniz çünkü..

Biliyor musunuz; Pardus'un bünyesinde yarattığı bir çok şey en fazla bir kaç yıl içerisinde örneğin Kubuntu adlı Ubuntu "çakması" bir dağıtımda bile yer alacak! Ne kadar boş işler değil mi....

Bugün Microsoft teknolojilerini kullanmak tam da sizin söylediğiniz gibi bir bağımlılık yaratıyor. Linux ve Mac OS X tarafında bir çok yazılım tüm platformlarda çalışacak şekilde hazırlanırken Microsoft'un bu tutumunu başka nasıl algılamalı? Microsoft'un yalnızca kendi platformunda çalıştırmak için yarattığı .Net Platformu, boş işlerle uğraşan Mono ekibi tarafından Linux ve Mac OS X üzerinde çalıştırılabilir halde.. Ah ne garip; Mono, Windows üzerinde de sorunsuz olarak çalışıyor! Amerika'yı baştan keşfetmişler; ne gerek vardı böyle bir şeye sadece Windows'da çalışan yazılımlar yaratmak varken? Devlet, hukukçularına verdiği yazılımları mümkünse yalnızca Windows kullanan yazılımlarla çalışır yapsın. Ne gerek var Linux ya da Mac OS X desteklemeye? Mac OS X kullanmayı tercih eden bir avukat azıcık parasına kıyıp Windows alıversin! Bu konunun bağımlılık ile ne alakası var; öyle değil mi?

Microsoft Sertifikasyon Programı varken Redhat'in de vardı, biliyor musunuz? Ama Pardus yeni ve çakma bir yazılım olduğundan onun böyle şeyler yapmaya hakkı yok zaten.. Devlet ve insanlar parasını sokağa niye atsın ki?

Pardus'un bilgisayarlarla beraber dağıtıldığından bahsedilmişsiniz. Evet; ücretsiz! Yani 100-150$'lık bir masrafı ödememiş olarak.. Siz her aldığınız Windows'la birlikte teknik destek alıyor musunuz peki? Ne tesadüf; ben de almıyorum. Hatta almayana da listeler, forumlar, IRC kanalları aracılığıyla bir çok arkadaşım gibi yardımcı oluyorum. Kurumsal olsalar da olmasalar da Pardus'tan teknik servis almak zorunda değiller. Pardus geliştiricileri de ne tesadüftür ki Linux Şenlikleri'nde, çeşitli seminerlerde insanlara hiç bir ücret almadan yardımcı oluyorlar, etrafındaki insanlara Pardus kuruyorlar, forumlardan yardımcı oluyorlar. Boş adamlar ne de olsa; vakitten çok neyleri var ki? Bunlar adlarına Özgürlükİçin falan gibi isimler takıyorlar ama siz inanmayın; onların isimleri bireysel olarak aslında Pardus Destek Elemanı.. Evlere gidip ayar çekiyorlar herkese....

Yazdığınız bir çok şey hiç araştırmadan, cahilce sarfedilmiş cümlelerden ibaret.. Dünyanın en hızlı güvenlik açığı kapatan firması MS? Hangi veriye dayanıyor bu merak ediyorum doğrusu? SPX çıkma aralıklarına göre mi? Hani eğer öyleyse "yalnızca" Linux çekirdeğinin ne kadar sıklıkla güncelleme çıkardığına hep birlikte bir gözatalım isterseniz? Ya da Pardus'un ne sıklıkla SVN deposuna teslimat yaptığına bakalım isterseniz? Ya da Ubuntu'ya, Debian'a? "Ama Ubuntu, Debian, bık bık bık" edecekseniz de her projenin çapına göre açık kapatabildiğini söylemek gerekir ki, yurtdışında Silverlight eğitimi verecek kadar ileri seviye bilgisayar bilgisine sahipseniz bunu da muhtemelen tahmin edebilecek kapasiteye sahipsinizdir.

Devletlere kaynak kodları açılır; evet.. Peki ya kaynak kodlarını değiştirip diledikleri gibi derleyebilmeleri, Windows sürümünü özelleştirebilmeleri mümkün mü? Herhangi bir devletin Windows Country Edition çıkardığına hiç şahit olmadık nedense..? Herhalde Amerika'yı baştan keşfetmek istemediler.. Microsoft'un aynı politikayı .Net'e de uyguladığını biliyoruz işin acı tarafı.. Belki de yalnızca ve yalnızca kendilerine gelen sert eleştirileri bertaraf etmek için açtıkları kaynak kodlarını yalnızca okuyabiliyorsunuz. Değiştiremiyor, dağıtamıyor ve derleyemiyorsunuz. Ne anladık bu işten? Oysa ki biz özgürlük ve ulusal bağımsızlık diyorduk? Oysa ki, sadece bir platformda çalışabilen kodlarına yalnızca yukarıda bahsettiğim izinler söz konusu olan .Net yerine neredeyse tüm platformlarda çalışabilen Mono diye bir şey var diyorduk? Ne olacak şimdi? Sahip olduğumuz bir çok savaş uçağındaki yazılımlar nedeniyle istemediğimiz uçaklara da dost muamelesi yapılabiliyor. Ve biz bu konuda bir şey yapamıyoruz; sebebi hakkında fikriniz var mı? Ve yazdıklarınızla buna destek olduğunuzun farkında mısınız?

Yazık ama maalesef biz bunların arkasına sığınmaya devam ediyoruz; edeceğiz de..

Size at gözlükleriyle baktığınız, dar bakış açınızla sağlıcaklar diliyoruz biz de..