Bu yazıyı dün akşam yazacaktım ama üşendiğim için bugüne kaldı. Dün 2. kez ALES sınavına girdim. Şirketten dendiz'le birlikte beraber Bilişim Yönetimi vb. bir bölümde yüksek lisans yapmak istiyoruz. Daha önce raptiye'de yazdım mı bilmiyorum ama başvurma süreci biraz sancılı olmuştu. Ben giriş belgesinden ümidi kesmeye başladığım anlarda geçtiğimiz Pazartesi günü belgem geldi. Aynı gün twitter sağolsun; bir çok arkadaşıma da geldiğini öğrendim.
Cumartesi günü evde Google Maps'ten gideceğim okulun yolunu belleyip sınav günü gideceğim yollara karar vermek üzere keşfe çıktım. Bana bir hayli yakın ve çok rahat ulaşımı olan bir okuldu.
Pazar sabahı kalkıp hayatımda ilk kez tek başıma sınav merkezine gittim. Eskiden olsa babam ya da annemle birlikte babam kombinasyonu ile sınav merkezine dualar eşliğinde giderdim.
Eh, artık büyüdüm galiba.. Bir gün önce inanılmaz park fırsatları sunan okulun caddeleri sınav günü adeta cümbüş yeriydi ve çok uzağa olmasa da alakasız bir yere parkedip okula giriş yaptım. Bir süre bekledikten sonra içeri alınmaya başladık. Sıra benim gibi bir adama küçük gelse de daha küçükleri de olduğu için diğer insanların durumuna bakıp halime şükretme imkanım oldu.
Sınava başlamadan hemen önce eksik sayfa var mı bahanesiyle sorulara bakma imkanım oldu. Yaşın verdiği olgunluktan mıdır bilmiyorum ama Matematik sorusu çözmek benim için bir hobi; hatta zevk olmaya başladı. (bir kaç hafta önce Mustafa filmini izleyeceğimiz gün Ozan'ın kardeşi Onur'un elinden geometri kitabını alıp neredeyse 10-15 soru çözdük çocuğa yardım etme bahanesiyle)
Sınav başladıktan sonra soruları teker teker çözmeye başladım fakat bazı sorular vardı ki "ulan kesin bunun içinde bir bokluk var", "221'in karesi mi.... kesin burada bir yerlerde paranteze alma, tam kareye almak gibi olaylar var" diye mücadele etmeye başladım. Normalde sözel yönüm sayısal tarafımdan daha kuvvetli olduğundan hep sözele başlardım fakat sayısala yetişemediğim için bu kez sayısaldan başlama kararı aldım. Sayısal 2'nin son 20 sorusu varken yarım saat kalmıştı! Yavaş yemek yediğim gibi yavaş soru çözüyorum galiba!
Boşları bırakıp Sözel tarafa giriştim. 30 dk'da 33 tane falan sözel çözmüştüm ki süre bitti. Kısaca sayısal'da 20, sözelde 40-45 tane boşum var maalesef.. Annemlere bana böyle inatçı bir kişilik verdikleri için minnettarım..
Yalnız bir gece önce izlediğim OBEB - OKEK video'su epey işe yaradı diyebilirim. Kuralları kullanmak için bir çok kez fırsatım oldu.
Umarım alacağım puan istediğim 2-3 üniversitenin yine istediğim bölümlerine girebilmem için yeterli olur. Sınavın genel olarak zor olduğunu, kastırdığını söyleyen arkadaşlarım var ama ben çok fazla zorlanmadım. Sadece 1-2 soruda gidiş yolunu göremedim ve zaman yetmedi..
Yoksa yapardım yani....
|
tunix
18.11.2008, 00:05
|
Herkes sizin kadar akıllı olmasa gerek.. "İstemeden olsa da söylediğiniz" şeyler kalitenizi gösteriyor.. Allah ihya etsin. |
|
Tayfur Taybuğa
18.11.2008, 12:03
|
'dostacisoyler' acı söylemiyor resmen atıyor:) LES şimdiki adıyla ALES ne zamandan beri kolay acaba.. Bu dönemde kolaylaştırılmışta bizim mi haberimiz yok:) |
|
Ahmet Emre Aladağ
18.11.2008, 19:47
|
Evet, hiç de kolay değildi, bilakis Sayısal bölümü önceki senelere göre daha zor geldi bana. |
|
Onur Yaman
18.11.2008, 22:08
|
Alper başlığına kıl oldum :) ALES: Akademik Pesonel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı; yani "ALES Sınavı" yerine sadece "ALES" yazman daha doğru olur. Kınıyorum seni! |
|
tunix
19.11.2008, 01:20
|
rahatsız mısın onur'cum? :) sadece ales yazınca da yalnız başına bir garip gözüküyordu :P |
|
Cem Vedat ISIK
20.11.2008, 11:13
|
Alper,
|


ocak 2009
anket
Sonuçlar Alınıyor...

etiket bulutu
yeni yorumlar
destekliyorum!







arkadaşlar
girilesiceler
twitter
iletişim






üyelik girişi


160 soruluk cok kolay bir sinavda 60 soru bos biraktigina gore keske ailen inatci kisilik yerine daha faydali bir genetik aktarimda bulunsaymis diye dusundum istemeden de olsa. Ve bilgisayar muhendisligi gibi bir bolume nasil girdin, daha onemlisi nasil mezun oldun cok merak ettim.