Bu yazıyı canımı sıkan bir şey olduğundan ve Askerlik Şubeleri'ndeki saçmalıkların bir gün son bulacağı umuduyla uzunca bir süredir yazmak istiyordum. Kısmet bugüneymiş.. Bu yazıda askerlik şubesinde bizzat gördüğüm şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Eminim; askerliğini yapacak kişilerin de merak ettiği şeyler olacaktır.
Işık Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'nden 07.07.07 tarihinde mezun oldum. Bir ay sonra Parkyeri'nde çalışabilmek için askerlikle ilişiğimin olmadığına dair belge almam gerektiği ve Ataköy'de oturduğum için bana en yakın şube olan Bakırköy Askerlik Şubesi'ne gittim. Hiç alakam olmadığı için bilmeden muayene günlerini kaçırmışım; bu yüzden çok az sıra vardı. Bu, önemli bir ayrıntı.. Bir süre bekledikten ve eksik belgelerimi tamamladıktan sonra bir sürü imza ve damga atıldı elimdeki kağıtlara ve muayene olmak için Büyükçekmece'deki askerlik şubesine gidebileceğim söylendi. Arabaya atlayıp yolunu bile bilmediğim şubeye gitim. Arabadan inince 150-200 mt.'ye varan sırayı görünce başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Bir ihtimal diyip kapıdaki askere Yedek Subay Adayı olduğumu, muayene için geldiğimi söyledim; beni yaklaşık 10 kişilik bir sıranın arkasına geçirdiler. Dışarıda saatlerce bekleyip büyük ihtimalle daha günlerce işlerini halledemeyecek insanlara baktıkça hayatın ne kadar acımasız olabildiğini bir kez daha anladım. Aynı şehirde bambaşka bir hayat yaşıyoruz cidden.. Ben arabayla padişah gibi şubeye girerken resmen utandım..
Şubede bizi tek sıraya geçirip beklememizi söylediler. Neyi bekliyorduk biliyor musunuz? Şubenin bahçesinde bulunan 5-6 kişilik doktor heyetinin çaylarının ve muhabbetlerinin bitmesini.... Yaklaşık 45 dk bekledik o sırada.. Kendilerini bekleyen ve belki de günlerce bekleyecek olan kalabalık umurlarında bile değil..... Bu arada askerlerin "askerliklerinin yanması" paniğiyle sürekli bizi şekle sokup "aman arkadaşlar 1 haftam kaldı" gibisinden şeyler söylemeleri, bir kaç gün önce boyanmış alçı duvara dayanmamamızı ikide bir rica etmesi de ayrı bir enteresan tabii.. Nihayet bizi depo gibi bir yere 8'erli olarak aldılar ve değerli eşyalarımızı alıp donumuz hariç soyunmamızı istediler. 8 tane birbirini hiç tanımayan adam soyunup değerli eşyalarımızı alıp yandaki odaya geçtik. (soyunurken ayakkabıların hizalı bir şekilde sandalyelerin altına koydurulması gibi prosedürler de var bu arada) 5-6 kişilik doktor heyeti oturmuş sırayla bizi izliyorlardı. "Ellerini uzat, çevir", "etrafında dön", "otur, kalk" gibi komutlarla o anda birer karpuzdan farksızız diye düşünmeden edemedim. Birinin bunu yapmasına 6-12 ay boyunca izin vermek zorunda olmaya nasıl katlanılır bilemiyorum. İnsanlara bu prosedürü söyleyince şaşırıyorlar bazen... Zira başka şubelerde hiç soyunmadan yüzüne bakıp "bir rahatsızlığın var mı?" diye sorduktan sonra direk yolluyorlarmış. Kader kısmet meselesi belli ki.... Burada da 5-6 kişilik heyetin her birinden tek tek imza ve mühür prosedürü işlemeye devam etti. Giyinip Bakırköy şubesinin yolunu tuttum. Bakırköy şubesinde sonra aşamada Mersin'e faks çekmek gibi adımlar vardı. 2007 yılındayız. Evlerimize kadar giren ADSL vb. teknolojiler henüz Askerlik Şubesi'ne uğramamış. Sorduğumda yılbaşından sonra yeni sisteme geçileceğini ve işlerin baya kolaylaşacağını söylediler. Beni en çok şaşırtan şeylerden biri de faks çekmeden birbirlerine "telefonda kimse var mı?" diye sormaları ve defalarca kez faks çekmek için uğraşmaları; üstüne faksın cevabı için "şimdi git öğlen ya da ertesi gün gel" gibisinden ertelemeleri.... Tüm bunları bir kez yaşayacağım umuduyla ve sevinciyle işlerimi tamamlayıp şubeden ayrılmıştım.
1 yıllık tecil sürem boyunca Parkyeri'nde çalıştım; arada da Işık Üniversitesi'nde yine Bilgisayar Mühendisliği üzerine yüksek lisans yaptım 6 ay kadar.. Fakat uzaklık, işle aynı anda yürütememe gibi sebeplerle bırakmak zorunda kaldım. Bana daha yakın başka bir üniversitede "bilişim yönetimi" vb. bir bölümde yüksek yapmak istiyordum ve daha yüksek bir puan almak amacıyla ALES'e tekrar başvurdum şirketten bir arkadaşımla birlikte.. Ne de olsa hükümet üniversiteden sonra 2 yıl tecil hakkı tanıyordu. Yükseği yarıda bıraksam bile 1 sene verdiklerini de duymuştum bir arkadaşımdan.. Tam da bu sırada eve askerliğe çağıran bir kağıt geldi. Adana'daki şubeye teslim olmam isteniyordu gelen kağıtta.. "Teslim olmak" kelimesi bile içimi ürpertiyor benim yahu! Suçlu muyum ben? Belli ki teslim olmak kelimesini "kendini ada" gibisinden bir anlam için kullanıyorlar.
Pazar günü Avrasya Maratonu'na katıldığımdan (bununla ilgili de yazacaklarım var) Pazartesi günü o yorgunlukla ancak öğlen gibi kalkabildim. Kalkar kalkmaz da Bakırköy Askerlik Şubesi'ne gittim. Geçen seneki prosedürü yaşamam diye düşündüğümden yanıma da sadece kimlik alıp gittim. Gittiğimde yaklaşık 30 kişinin kapıda beklediğini gördüm. Kapıya yönelince kendi aralarında liste yaptıklarını ve herkesin bu listeye adını yazdırdığını görünce ben de yazdırdım. Sabah ancak 10-15 kişi alabilmişler (ben gittiğimde saat 14:30 falandı) ve listenin yarısından fazlası duruyordu. Sıra gelmez dediler. Beklemeye başladık; beklerken de doğal olarak etraftakilerle muhabbet ediliyor falan..... Biz beklerken yaşlı yaşlı amcalar, teyzeler kapıdan içeri girip oğlu, kızı için işlem yapıyorlarmış. Gel de bir şey de! Başkasının yalancısıyım ama askerlik için borcu olan işçiler (bu da ne demekse..) falan çok vakitlerini alıyormuş şubedekilerin..
Beklerken şubede sabah işini yaptıranların faks cevabı beklenirken "öğleden sonra gel" denilip dışarı çıkarıldıklarını öğrendim. Nöbetçi Çavuş gelip olabildiğince insanların sorularını cevapladı ve elindeki listeden sabah dışarıya çıkardıklarının isimlerini okudu. Dışarıda bekleyen kişilerin listesinden de en fazla 5-10 kişi alabileceklerini söyledi. Şubenin kapanmasına 3 saat falan vardı. 3 saatte şubedeki onca kişi yalnızca 5-10 kişinin işini halledebiliyor! Gözünü sevdiğimin bürokrasisi! Umudu kesip eve döndüm. Dönmeden önce Nöbetçi Çavuş'a belge getirmem gerekip gerekmediğini sordum, sıfırdan başvuru yapıyormuş gibi tüm belgelerimi hazırlamamı söyledi! Saat 16:30 civarı belki cevap verirler umuduyla şubenin e-posta adresine askerlik durumumla ilgili sorularımı içeren bir e-posta gönderdim.
Bu sabah 08:30'da Bakırköy Askerlik Şubesi'ne gittim. Boş olur diye düşünürken yine 30 kişilik bir kabalıkla karşılaştım. Dünden kalanlar da vardı. Onlara neden halledemediklerini sorduğumda listeden yalnızca 7-8 kişiyi alabildiklerini, onların da faksını gönderdikten sonra "yarın gelin" dediklerini söyledi. Saat 08:45 gibi nöbetçi çavuş gelip yine dünden kalanların isimlerini okudu. Bugün öğlene kadar çalışacaklarını, dışarıdakilerin listesinden en fazla 10 kişiyi alabileceklerini söyledi. Benim de içimde bulunduğum 20-25 kişilik grup dışarıda kalacaktı yine yani.... Sinirlenip eve döndüm yine.. Haftaya Şile'ye gidip halletmeyi düşünüyorum son umutla..
Şimdi bir kaç sorum var benim... Sanırım soruların muhattabı da Milli Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı..
- Bir sene önce yaptığım başvuruda 8 resim, 3 nüfus cüzdanı sureti, diploma süretleri vb. tüm belgeleri sağlamışken 2. kez tecil ettirirken tüm bu belgeleri neden istiyorsunuz? Toplam 16 adet resmi ne yaptığınızı cidden çok merak ediyorum.
- İnsanların işi gücü var. Hadi ben rahatım; Netaş vb. bir çok firmada çalışan arkadaşım 1 saat için bile çok zor izin alabilirken askerlik şubeleri önünde insanların vaktini öldürmeye ne hakkınız var? İnsanlar sırf askerlikle ilişik kağıdı alacak ya da tecil ettirecekler diye bunca çileyi çekmek zorunda mı?
- Modern, dinamik vs. olduğunu her fırsatta dile getiren Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, 2008 yılında Askerlik Şubeleri'nde hala faks kullanmayı tercih etmesi hangi mantıklı sebebin veya tercihin sonucudur? Maliyet deseniz de 1 yılda ödenen telefon faturası o maliteyi üçe katlar herhalde.. En azından birden fazla hat olsaymış.. Büyük ihtimalle hala yukarıda "telefonu kullanan var mı, faks çekeceğim" durumları söz konusu..
- Yıllardır bu çilenin olduğunu bile bile yeni askerlik şubesi açmamak, hizmette düzeltme yapmamak nasıl bir mantığa dayanır? Siz değil misiniz her fırsatta halkın emrinde olduğunu söyleyen?
- Şubelerin e-posta adreslerini boşuna yazmadığınızı umuyorum? Henüz bir cevap alabilmiş değilim yazdığım e-posta'ya.... Tahminen alamayacağım da.... SPAM filtreleriniz çok iyi olmalı.. O kadar açık bir şekilde e-posta adreslerini siteye yazdığınıza göre...........
Tabii merkezi sistem demek devlet şartlarında son derece tehlikeli! Zira ÖSYM vb. kuruluşlar ALES gibi kayıtları büyük ihtimalle tek bir sunucu üzerinden son derece kötü ve hasarlı bir sistem üzerinden sağlıyorlar. Benzer bir hatayı biz bulup ekran görüntülerini aldık geçenlerde.. Twitter geçmişinde bulabilirsiniz. Merkezi sistemden tek bir sunucuya ADSL bağlantı bağlamayı düşünen zeki insanlara söyleyecek söz bulamıyorum.
|
adige
29.10.2008, 11:14
|
Yakın zamanda buna benzer bir olayı bende yaşamıştım, hem de aynı sebepten. Mekan farklı, şahıslar farklı ama zihniyet aynı, sonuç aynı..
|
|
kamuran özbay
19.11.2008, 11:43
|
arkadaşlar ınanmıyacaksınız ama tam 2haftadır muane olamıyorum ılk gun gıttım sabah 7,30da bana sıra numarası alıp yarın gelıyosun dedıler bende oyle yaptım sıra nosu aldım ertesı gun gıttım tekrar sabah saat 7de ordaydım ıcerı gırdım saat 8 den oglen 2ye kadar bekledım beklmenın tek nedenı bır askerın elıne kagıt alıp kışılerın durumlarını gosteren bır acıklama yazıp memelekete fax cekmelerıydı.faxı cektırdım ertsı gun gıttım 7 de askerlık subesıne ısım olmadı cunku ıcerı alınmadı numaram olmasına ragmen az kısı alıyolarmış.araya haftasonu gırdı pazartesi gittim 88 dogumluların sunıs işlerini halletmek ıcın sadece 88 dogumluları aldılar ve ben 10 gun oldu hala muane olamadım anlıyacagını askerıyeden tutun devletın her kademesınde işler arap sacı tamamıyla burokrası sacmalıkları ve becerıksizlik ıcınde bıktım artık askerlık falan başvurmuyorum gelıp evdev alsınlar bu kadarda olmaz yaaaa |


ocak 2009

etiket bulutu
yeni yorumlar
destekliyorum!







arkadaşlar
girilesiceler
twitter
iletişim






üyelik girişi
Yollanıyor...


Senin kütüğün Mersinde mi?
"Yabancıların", yani bağlı olduğu askerlik şubesine gitmeyip, başka şubeye gidenlerin işlemleri bahsettiğin şekilde uzun sürüyor ve çok da kalabalık oluyor.
Bir ay önce bağlı olduğum Şişli askerlik şubesinde muayene olup, askerlik durum belgesi alıp sonrasında da tecil bozdurma işlemlerim 1,5 saat sürdü.
Aynı şekilde "yerli" olarak Fatih askerlik şubesinde aynı işlemleri yaptıran arkadaşım 1 saatte işini halleti.
Askerlik şubelerini bazıları dilekçe sonuçlarını e-posta ile gönderiyorlar ve bazı şubeler e-posta yoluyla sorulan sorulara cevap veriyorlar.
Ben de yaklaşık 2 hafta önce Şişli Askerlik Şubesi'ne e-posta gönderdim ancak henüz cevap alamadım.
Halıcıoğlu'nda bir çok şube aynı binada yer alıyor, oradaki sağlık muayenesinde biz de soyunduk ancak karpuz muamelesi görmedik.
Asker alma işlemlerini yürüten kurum Milli Savunma Bakanlığı, dilersen bilgi edinme kanunundan yararlanarak sorularını onlara sorabilirsin; http://www.msb.mil.tr/beb/phpscr/BilgiEdinme.php
Kolay gelsin :)