Bu aralar günlüğüme daha fazla şefkat göstermeyi düşünüyorum; umarım başarılı olabilirim. Bildiğiniz gibi Parkyeri'ndeki işimle birlikte Işık Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde yüksek lisansımı bir arada yürütmeye çalışıyorum. Aslında taş atıp yorulmuyor dahi olsam bu şekliyle bile beni bir hayli yorduğunu söyleyebilirim. En başta yol, sonrasındaysa Advanced Algorithms dersinde verilen proje belimi büktü maalesef... Sanırım kalacağım o dersten..
Bu sene aldığım bir diğer ders ise Advanced Software Engineering.. Biz piyasaya yönelik ciddi projeler yapacağımız umuduyla dersi koşa koşa aldık almasına da derste yaptığımız tek şey, hocanın verdiği başlıklarla ilgili sunumlar yapmak ve iCamp isimli bir Avrupa Birliği projesine katılmak.. Başlıklardan biri Open Source Development (Community Based Development) idi ve tabii ki ben aldım. Diğer sunumlar/başlıklar da yazılım ve Bilgisayar Mühendisliği ile ilgili olsa da yine de dersin adıyla uyuşmadığı konusunda arkadaşlarımla hemfikiriz. Neyse; ben biraz iCamp'ten bahsetmek istiyorum.
Başlangıçta ne olduğunu bilmediğim bu projeye bölüm başkanımız ve aynı zamanda dersin hocası olan Selahattin KURU'nun iteklemesiyle girdik. Avrupa'daki bir sürü üniversitenin dahi ilgi göstermediği, katılmış üniversitelerin de hiçbir varlık göstermediği bir projede biz bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Hatta öncülük ediyoruz resmen.... Garip bir tezat değil mi ?
Sanırım geçen zaman soyutluktan iyice uzak kalmışım; çünkü elimde somut veriler olmadan bir şeyin ne olduğunu kolay kolay anlayamıyorum bazen.. iCamp, en azından benim anladığım kadarıyla, dünyanın farklı bölgelerindeki insanların (öğrencilerin) bir araya gelerek bir konu üzerinde çalışmalarını ve bu çalışmaları esnasında bazı araçları ne denli etkin kullanabildiklerini; bu araçların ne gibi yararlar sağlayabileceğini araştıran bir proje. Projenin belli seviye durumları da var. Bana göre tek keyifli yanı çok alakasız ve aynı bölümden olmayan insanlarla görüşüyor olmak.. Örneğin bizim projemiz (Open Source..
) içerisinde çalışan Ela, Polonyalı ve Sosyoloji okuyor. Sırf ilgilendiğini düşündüğü için projeye katılmış ve açık kaynak yazılımların tarihini, kullanım alanlarını falan inceleyecek.
iCamp'te çalışırken xowiki, FlashMeeting, WordPress (MU), Doodle, Google Calendar, Flickr, Sunbird Calendar, Scuttle vb. bir sürü araç kullanmamız gerekiyor; bu açıdan bakıldığında yararlı da olabilecek bir proje bu araçları hiç kullanmamış kişiler için..
Kullanılması istenen araçların bir çoğunu ve açık kaynak yazılımları, en başta Linux olmak üzere yıllardır kullandığım için benim fazla bir efor sarfetmem de gerekmiyor rapor vb. yazmak dışında.. Bu noktada enteresan bir şey de var... Normalde FlashMeeting ile görüntülü ve sesli görüşme yapıyoruz ve bu görüşmeler kaydediliyor. Ancak FlashMeeting'de dizüstü bilgisayarımda dahili olarak bulunan mikrofonum sorunsuz çalışırken, yine dahili olan kameram çalışmıyor. Açık kaynak kodlu Ekiga'da ve iCamp tarafından önerilen X-Lite adlı yazılımlarda da çalışmıyor. Ancak kapalı kaynak kodlu bir uygulama olan Skype, görüntülü ve sesli görüşme yapabilmemi sağlayabiliyor..! Üstelik bunu son derece güzel, rahat ve verimli bir şekilde yapıyor. Rahatsız edici ama kurumsal bir yazılımın açık kaynak kodlu bir muadilinden bu açıdan daha iyi olduğunu söylemek durumundayım.


ekim 2008

etiket bulutu
yeni yorumlar
destekliyorum!







arkadaşlar
girilesiceler
twitter
iletişim







üyelik girişi


Yollanıyor...


Hani bizim okuldaki İnsan, Toplum Bilimleri bölümü var, o bölümde de Bilim, Teknoloji ve İnsan alanı var ya. İşte senin Polonyalı Ela'nın yaptığı iş tam olarak o.
Bu arada malesef ben uzun zaman önce kapalı bir yazılımın tüm açık kaynaklardan daha iyi olduğuna karar verdim. Adı da Mac Os X. :D