Bugünlerde kafamı kurcalayan tek bir konu var: Yüksek Lisans.... Bu sorunun cevabını vermek için biraz geciktiğimin farkındayım ancak hayatımın akışına karar verebilmek için kafam fazla karışık. Bilgisayar Mühendisliği severek ve çok isteyerek okuduğum bir bölümdü. Ve şimdi bölümümde tamamen uzmanlaşmak istediğime karar verdim. İşte esas soru da burada yatıyor: "Bilgisayar Mühendisliği'nin hangi dalında uzmanlaşmalıyım ?" Çevremdeki herkesten bu sorunun yanıtını farklı farklı alsam da benim kafamda hiçbir cevap oluşmuyor henüz..
Zaman zaman etrafıma baktığımda özellikle İstanbul'un ne kadar da yaşanmaz bir hale geldiğini görüp delirir gibi oluyorum. Trafiği, insanları, bu insanların hayata bakışları, en büyük baş belamız olan cahillik, vazgeçemediğimiz tabular, iş hayatında hakeden ile haketmeyen arasındaki garip ilişki, "ya sen mühendissin, şu televizyon niye çalışmıyor bir baksana" gibisinden yaklaşımlar...... Örnekler çoğaltılabilir elbet.. Bilgisayar Mühendisliği mezunu kişilerin yüzde kaçının Türkiye'de gerçek anlamda mühendislik yaptıklarını çok merak ediyorum. Benim izlenimlerime göre Türkiye'de, Bilgisayar Programcılığı ile Bilgisayar Mühendisliği'nin eş değer tutulması çok rastlanan bir durum. Oysa biz yalnızca yazılımı değil; o yazılımın çalışacağı donanımı da üretebiliyor olmalıyız aslında. Üretmek de değil, tasarlamak benim kastettiğim.. Ortaya çıkarılacak ürün için uzun süre ARGE çalışması yapmak benim hayalim. Donanımla yazılımı birleştirmek....
Yurtdışında okuyan ya da bir şekilde yurtdışına çıkıp orada okumak üzere olan arkadaşlarım var çevremde.. Konuşmalarımızdan o kadar etkileniyorum ki, bir o yana, bir bu yana gidip geliyorum sürekli... Örneğin Arda isimli bir arkadaşım, Avustralya'da Network Engineer olmak istediğini, bu işte inanılmaz para olduğunu anlatıyor. Hayatının bir 4 senesini daha akademide geçirecek ve sonrasında orada yaşamak gibi bir planı var. Kendimi bir an Network Engineer olarak hayal ediyorum. İyi ama bana ağ konusu hiç iç açıcı gelmiyor ki... Yoksa geliyor mu ?
Yüksek lisans için başvuru süreleri (bizim okul hariç) çoktan geçmiş durumda. Bu sebeple hiç değilse önümüzdeki yaz dönemi için durup düşünmek için uzunca bir zamanım var diye düşünerek ufak bir araştırma yaptım. Üzülerek Türkiye'de ömrümü törpüleyeceğimi düşünmekten kendimi alamıyorum öncelikle.. Suların kesileceği yıllar öncesinden söylenirken bugünlere gelindiği zaman yalnızca kesinti yapıp günü kurtarmaya çalışan insanlar mı dersiniz, yoksa hala ılımlı İslam diyerek devletin her kademesinde kadrolaşan, "ananı al da git" diyen zihniyet mi...... İyi şeyler olmuyor değil elbette ancak kısacık ömrümüzle geleceği kurtaracağımıza inanacak kadar hayalperest değilim artık. Hal böyle olunca yurtdışındaki yüksek eğitim kurumlarına göz attım. Amerika'yı ve İngiltere'yi direk seçeneklerimin dışında bırakmak zorundayım; zira paralı okumak için kontörümü fazlasıyla harcamış durumdayım. Almanya, Japonya, Avusturya gibi seçenekler öne çıkıyor. Ancak bu kez de başlangıç için bir miktar para ile gitmem gerekiyor. Diğer yandan Işık Üniversitesi, bu seneden itibaren kendi mezunlarına yüksek lisans eğitimini ücretsiz alma şansı tanıdığını açıkladı. Sonuç olarak seçeneklerim şöyle: "Ya Türkiye'de kalıp kendi üniversitemde yüksek lisans eğitimi alacağım", "ya da bir sene kendimi sıkıp bir işte çalışarak yeterince para kazanacak ve yurtdışında şansımı deneyeceğim". Bu noktada can alıcı bir başka soru da devreye giriyor: "Yüksek lisansı ve askerliği tamamlayıp hemen iş hayatına girmek mi ?", "yoksa bir sene çalışıp yurt dışına okumaya giderek bu süreci iyice geciktirmek mi ?"
|
grkn
11.08.2007, 23:49
|
gerçekten hayatınızla ilgili baya zor bir dönemdesiniz. Allah kolaylık versin ama benim görüşümü soracak olursanız 1 sene kastıktan sonra yurtdışı daha mantıklı bir çözüm gibi duruyor :) tabi askerlik kısmı ayrı bir olay |
|
EntropY
12.08.2007, 00:31
|
Merhaba, |
|
Alper KANAT
12.08.2007, 01:48
|
Eleştirilerinize elimden geldiğince kısaca cevap vermeye çalışacağım: |
|
Oğuz
12.08.2007, 08:28
|
Ben de senin gibi yeni mezunum. Farklı olarak yüksek yapmayı lisans hayatımda karar vermiştim. Konuyu da mezuniyetten sonra belirledim, onunla ilgilenen hocayı ve üniversiteyi buldum gittim başvurdum. Açıklanmasa da terslik olmazsa kabul olacağım (hoca kabul etti :)). Açıklandıktan sonra bu konudaki düşüncelerimi ve belki de sana yardımcı olabilecek bir başka bilgisayar mühendisliği konusunu kendi günlüğümde yazacağım. Gezegene de çıkar okursun. |
|
Emre Sevinç
12.08.2007, 11:27
|
Merhaba, |
|
pinar
12.08.2007, 21:13
|
eger aklin varsa hemen askerlige basvur ve bitir, onumuzdeki sene de kapaa yurtdisina at derim. amerika ya da japonya'dan baska bi yer de dusunme bence. |
|
anonymous
12.08.2007, 23:02
|
Merhaba, |
|
Bir dost
12.08.2007, 23:27
|
"..geleceği kurtaracağımıza inanacak kadar hayalperest değilim artık" lafını soyledikten sonra burada bir dakika bile vakti geçirmenin anlamı yok. Senin sınırlarımız dışında gönüllü köle hayatı sürmek için bir yere acilen gitmen gerekiyor. Tek teselli bir vakıf üniversitesinde okuyarak, ülkenin ortak kaynaklarından en azından yüksek öğrenim için en az yararlanmış olman. Bir de senin gibi düşünen devlet üniversitelerinde öğrenim görmüş hazırcılar var. O imrendikleri toplumların ne tür uğraşlarla o noktaya geldiğini göremeyen insanlar var. En azından onlardan daha iyi durumdansın haysiyet olarak. |
|
Alper KANAT
13.08.2007, 01:51
|
@anonymous: yapıcı eleştiriniz için teşekkür ederim.. durumun farkında olsam da yazıyı yazarken aklıma bu durum gelmemişti. kafamda şu anda image processing ile machine learning var.. aslında bir kameradan elde edilen görüntülerin yorumlanarak cisimlerin tanınması vb bir şey düşünüyorum.. |
|
Emre Sevinç
13.08.2007, 10:10
|
Ben birkaç öneride daha bulunayım: ilk aklıma gelen Hamming'in meşhur konuşması. Bilgisayar ve yazılım ile akademik olarak ilgilenip de herhalde Hamming'i duymamış olan yoktur. İşte üstadın vakti zamanında meşhur Bell Labs ortamında yaptığı konuşma pek çok bakımdan sindire sindire okumaya değer (biraz uzun ama her cümlesi çok değerli). |
|
Ben
13.08.2007, 10:28
|
10 yilllik is ve hayat tecrubem ile nacizane tavsiyem : |
|
pinar
13.08.2007, 19:22
|
bilakis ben de askerlik yapabilecek en uygun donemlerden birinde oldugumuzu dusunuyorum, bir kac sene sonra ortaligin cok karisacagini, /-5 sene icinde de savas cikacagini dusunuyorum mesela. daha gec ve ama ne idugu belirsiz bir askerliktense, simdi askerlik yapmayi tercih ederdim. ama hepsi komplo teorisi neticede. |
|
Alper KANAT
14.08.2007, 01:40
|
Şansa GYTE'nin sitesinde şöyle bir şey buldum, belki bu yazıyı daha sonra okuyan kişilerin işine yarar..
|
|
Oğuz
15.08.2007, 07:03
|
Askerlik teorilerine biraz katkı sağlayayım, çünkü fazlaca atmasyon var. Yeni mezun olan arkadaşlarımdan askere gidenlerin içlerinde Hakkari, Şırnak gibi yerlere gidenlerin sayısı fazla. Bilgisayar mühendisliğinde yüksek lisans yapmış ve yakın zamanda araştırma görevliliğini bırakmış hocalarımdan birisi de komando olarak atandı, kısa dönem. |
|
soloist
15.08.2007, 16:29
|
Japonyanın A konusunda en sağlam üniversitesi olan AA ' da yapacagın yuksek lisans ile, Japonyanın A konusunda en sağlam şirketi olan A$ da çalışmakla edineceğin tecrübe arasında dağlar kadar fark vardır. Japonyayı da değişkene atarsak soyle bir genelleme mümkündür,yüksek lisans uzmanlaşmak değil sürdüğü sürece yatmak için ve başka şeyler için bahanedir. |


ekim 2008

etiket bulutu
yeni yorumlar
destekliyorum!







arkadaşlar
girilesiceler
twitter
iletişim







üyelik girişi


Yollanıyor...


Sitemde de anlattığım üzere, Ağ Mühendisi olmak bana göre de çok iç açıcı bir meslek değil. Çünkü gecen gündüzün olmadan sorunlarla ilgileniyorsun, tatil yapman çok zor vs. vs. Çok yüksek tempolu bir alan. Ayrıca Avusturalya'da bu alan için evet, iyi paralar ödeniyor. Ancak 10 seneden beri çektikleri kuraklığı düşünürsen ne kadar yaşanabilir bir ülke olduğu düşündürüyor insanı. Karar senin :)