« geri

Tekrar Merhaba..!

Bir süredir yazmaya fırsatım olsa da açıkcası içimden gelmiyordu. Sebebini bilemiyorum. Geçen süreçte pek çok şey oldu elbette.. Örneğin, 4-5 senedir adam gibi tatile çıkmamış bir bünye için tatil vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğundan, nihayet kendime peşkeş çektim bu yazı.. Bir arkadaşımın Çeşme'deki evinde 5 erkek (aramızdaki tek kız olan Başak, bizle takıla takıla nihayet bıyık çıkarıp Mehmet Abi olmayı başardı... kendisine bundan sonraki hayatında tekrar başarılar diliyoruz... :)) hayatımdaki en güzel tatillerden birini geçirdik desem yeridir. Aynı zamanda hayatımdaki en maliyetli tatil olması sebebiyle de literatüre geçecek kendisi.. Tabii şimdi mezun olmuş, tam "iş buluyorum galiba" modunda olan birinin bir anda tatile falan gitmesi size şaşırtıcı gelmiş olabilir. İnanın; bana da öyle geliyor.. :) Aslında tek amacım, belki de elimi kolumu rahatça sallayabildiğim son yazımı olabildiğince iyi geçirmek... Öyle de oldu.

Prison BreakBu süreç içerisinde Prison Break adlı dizinin de dibine dara ekmeyi başardım. iPod Video için hazırladığım betik sağolsun; 2. sezonun ilk 10 bölümünü iPod'uma atarak yolda ve envai çeşit fırsatta izledim. Kurtlar Vadisi, Heroes, Lost dizilerinin müdavimi olduktan sonra, şimdi de merakla Prison Break'i bunların arasına katıyorum. Yeni sezon, kısmetse Eylül 2007'de başlayacak. Kısa bir araştırma sonrası, aslında en başta dizinin 2 sezon sürmesinin planlandığını, sonrasında reytinginin bir hayli artmasıyla 1 sezon daha uzatıldığını öğrendim. 2. sezon, gidişatı itibarıyla bunu bir hayli belli ediyordu zaten. Prison Break, bir diziden beklenen şekilde; "oha, bu kadar da olmaz ki..!" dedirtecek kadar uçabiliyor bazı kısımlarda. "Her halukarda kaçacaklar", "her halukarda bir bokluk çıkacak" rahatlığıyla izliyorsunuz diziyi.. Ama "oha, bundan nasıl kurtulacak acaba ?" diyerek izlemeye devam ediyorsunuz. Yine de ilk sezonun oldukça başarılı olduğunu, oyuncuların harika bir iş çıkardığını söylemeden edemeyeceğim.

Tatilden döndükten sonra önceliklerimi gözden geçirerek Django ile hazırlamayı planladığım projeye başladım. Şu anda bir miktar aşama kaydetmiş durumdayım. UML ile pek alakası olmasa da, genel olarak her kullanıcının nelerle yükümlü olduğunu, hangi görevlerin yapılacağını, her birinin özelliklerini bir belge haline getirdim. Bu sayede elimden geldiğince projeyi parçalar halinde tasarlayabiliyorum. Django'nun modüler geliştirme yönü, bu bakımdan bir hayli işime yarıyor. Projede şu anda yalnız olsam da bir süre sonra ekibe (kısmetse) yeni arkadaşlar da katılacaklar. Bu arkadaşların katılımının kesinleşmesi durumunda projeyi kulüpler sunucusu üzerine kurmayı planladığım SVN sunucusu üzerine taşımayı planlıyorum. :)

Connect ON-LINE projesinin seyri biraz değişiyor. 3 ana geliştiricisinin de mezun olması sebebiyle projenin yeni arkadaşlara devredilmesi gerekiyordu. Geçtiğimiz günlerde bu arkadaşlara proje hakkında detaylı bilgi verdim. Proje arkadaşlarımın aksine .Net Framework'e yabancı oldukları için projenin tamamen Java ortamına taşınması söz konusu.. Kısmetse bazı gelişmelerin de etkisiyle ben de onlara aktif olarak destek olabileceğim. Bu, tamamen önümüzdeki 2-3 ayda olacak gelişmelerle alakalı.. Bekleyip göreceğiz.




Yorum yapabilmek için kayıt olmalısınız. Eğer zaten kayıtlı iseniz buraya tıklayarak giriş yapabilirsiniz.