Şenliğin Ardından..

     IV. Linux ve Özgür Yazılım şenliği, 19-22 Mayıs tarihleri arasında Ankara Milli Kütüphane'de gerçekleşti. Benim de açık kaynak maceramın en büyük ve en zevkli (daha da önemlisi bir ilk) deneyimlerinden biri oldu. Şenlikle ilgili düşüncelerimi genel olarak yazmak istiyorum.      Yolculuğa 18 Mayıs 2005 Çarşamba gecesi saat 23:30'da Erhan'la birlikte bindiğimiz trenle başladık. Böyle yolculuklarda genelde uyuyamadığım için tüm yolculuk boyunca vakit geçirecek birşeyler aradım. Saatlerce gazete okudum, darmadağın ettiğim sistemime Windows XP'yi kurdum. (Debian'ı da standda) Bilecik istasyonunda inip biraz volta atmak çok iyi geldi. Tek başına yolculuk edip bilmediği yerlere gitmek insanı acayip mutlu ediyor açıkcası.. Ne de olsa bir değişiklik...      8 saat süren yolculuktan sonra Ankara'ya sabah 07:30'da vardık. Gar önünden bindiğimiz taksiyle Milli Kütüphane'ye gittik ve açılmadığını görüp kahvaltı etmeye Çıtır Simit denen yere gittik. Orda kahvaltı ederken başka penguenlerin de kahvaltı ettiklerini gördük. Geri döndüğümüzde Milli Kütüphane açılmıştı ve içerisi dolmaya başlamıştı. Kartlarımızı aldıktan sonra Debian standını bulduk, Serdar Aytekin'le ve standdaki diğer arkadaşlarla tanıştık.      Şenliğe katılmamdaki en büyük neden sevdiğim, birşeyler yapmak istediğim bir camiada yer edinmek, oradaki insanlarla tanışıp yeni arkadaşlıklar kurmak ve üstadların deneyimlerinden faydalanmaktı. Öyle de oldu. Linux altında Glade vb ile nasıl GUI'li program yazılabileceğiyle ilgili bir fikir oluştu kafamda mesela.. Lisanslarla, patentlerle, Debian'la ilgili daha çok fikir sahibi oldum ve Debian'ı biraz daha sevdim.      Bunların dışında şenliğin ilk günü Erhan'la yaşadığımız otel sıkıntıları var tabii İlk günün ardından bavulumu ve dizüstü bilgisayarımı almış Ankara'nın sokaklarına ilerlerken yaşadıklarımız gerçekten unutulmaz.. SHÇEK isimli bir otelde kalacağımızı düşünürken, Genel İş Sendikası'nın otelinde kalacağımızı öğrendik ancak ne oteli bulabildik; ne de Genel İş'in kendi binasını, bulunduğu yeri (Ulus) beğendik. Canımıza tak edince de Erhan'la Ankara'ki tanıdıklarımızda kalmanın en iyisi olacağına karar verip ayrıldık. Sanırım giderken ikimiz de baya sıkıntı yaşadık.. İlk günün dışındaki günler bence oldukça sorunsuz ve güzel geçti.      Fazla uzatmayayım. Şenlik genel olarak oldukça güzeldi. Pardus geliştiricilerinden Çağlar Onur ve A. Murat Eren'in semineri ile Selçuk Erdem'in semineri gerçekten çok eğlenceli ve zevkliydi. Selçuk Erdem'in sunumu sonundaki penguen dansı da görülmeye değerdi. Ödül törenlerine katılmamıştım ama orada yaşanan bazı olayları duyunca da çok güldüm gerçekten... Her neyse.. Şenlik boyunca çektiğim fotoğrafları aşağıdaki adreste bulabilirsiniz. Görüşmek dileğiyle..      http://raptiye.org/resimler/senlik/